"Aziz Nesin çocuklara büyük saygı duyardı"

Süleyman Cihangiroğlu: Aziz Dedenin en çok etkilendiğim yanı çocuğa karşısında bir büyük varmış gibi davranması ve tabi sonsuz saygı duymasıydı. Yemeğe bizimle birlikte otururdu ve ilk işi şöyle etrafına bakmak olurdu. Onca çocuk içinden birinin eksikliğini hemen fark ederdi.

"Aziz Nesin çocuklara büyük saygı duyardı"

Süleyman Cihangiroğlu: Aziz Dedenin en çok etkilendiğim yanı çocuğa karşısında bir büyük varmış gibi davranması ve tabi sonsuz saygı duymasıydı. Yemeğe bizimle birlikte otururdu ve ilk işi şöyle etrafına bakmak olurdu. Onca çocuk içinden birinin eksikliğini hemen fark ederdi.

23 Nisan 2018 Pazartesi 14:20
"Aziz Nesin çocuklara büyük saygı duyardı"

23 Nisan vesilesi ile BirGün muhabiri Meltem Yılmaz  Nesin Vakfı yöneticisi Süleyman Cihangiroğlu ile bir röportaj gerçekleştiridi. Cihangiroğlu'nun röportajdaki öne çıkan ifadeleri şöyle;

"Dağ köylerinden, kasabalardan eğitim olanaklarından yoksun çocuklar geliyor bize. Geçen yıl 13 bin dolayında çocuk ve genç faydalandı köyden ama talep bunun 4-5 katı. Bize geldiklerinde ailede olduğu gibi sergi ve saygı ilişkisinde büyüyorlar. İkincisi de olabildiğince onun da isteklerini ve haklarını gözeterek onu donatmaya çalışıyoruz. Marangozhaneye de giriyorlar, seramik atölyesine de giriyorlar, yemek de yapıyorlar, kendi odalarını kendileri temizliyorlar. Üretici çocuklar olmaları için çabalıyoruz. Sorumluluk alanı açıyoruz ve bu olgunlukla hareket etme becerisi kazanıyorlar. Üstelik buraya alırken bir sınava tabii tutmuyoruz, önemli olan okumak istiyor olması. Mühendis olan, sanatçı olan, fizikçi olan, akademisyen olan onlarca çocuğumuz var. Ama önemli olan mutlu olmaları. Hedefimiz bu sayıyı daha da arttırmak. Gücümüz yetse de memleketin birçok yerinde kurabilsek böyle köyler. Hedeflerimizden biri de dünya düzeyinde bir lise kurmak: Nesin Lisesi. Çalışmalarımız sürüyor.

Aziz Dedenin en çok etkilendiğim yanı çocuğa karşısında bir büyük varmış gibi davranması ve tabi sonsuz saygı duymasıydı. Yemeğe bizimle birlikte otururdu ve ilk işi şöyle etrafına bakmak olurdu. Onca çocuk içinden birinin eksikliğini hemen fark ederdi. Tayfun nerede, Ayşe nerede diye sorardı. Zaten ilişkimiz daha çok dede torun ilişkisiydi. En küçükler akşam yemeğinden sonra yanına gider sohbet ederdik. Bize şeker verirdi. Bir çocuk söz konusuysa akan sular dururdu onun için ve çocuklar için ne yapılırsa azdı onun gözünde. Çocukların özgüvenli yetişmesi için çabalardı. Ve daha önemlisi dünyaya eleştirel bir gözle bakmamızı isterdi. Benden de gelse hiç bir düşünceyi olduğu gibi kabul etmeyin önce eleştirin, kafanıza yatarsa kabul edin derdi. Özeleştiri de yapmamız gerektiğini söylerdi. Üretici çocuklar olmamızı, ne yaparsak yapalım dürüst, namuslu ve çalışkan bireyler olmamızı öğütlerdi. ‘Siz fakirlerin tek silahı var o da çalışmak’ derdi, ‘çalışmak, çalışmak ve çalışmak’ diye üç kez yinelerdi.

Aziz Nesin bugün yaşasaydı; doğrusu kestirmek zor. Düşündüklerimizin tersine Aziz Nesin ne zaman, nerede, nasıl tepki vereceğini kestiremeyeceğiniz kişilerden biriydi. Bir diğeri kimdir deseniz bir fikrim yok doğrusu. Bu memleketin yetiştirdiği en sıra dışı adamlardan biriydi. Bildiğimiz bir şey varsa her daim halkının yanında olmayı görev bilmiş tam bir halk adamı oluşu. Onlarca konuda sayısız girişimde bulunmuş, yaşamının sonuna kadar yaptığı tüm işlere bakın hep bu temel ilkeyi göreceksiniz. 80’lerde Kenan Evren’e karşı aydınlar dilekçesini yayınlarken veya yoksulluğu görüp Nesin Vakfı’nı kurarken de hep aynı amacı gütmüş: Halkına karşı sorumlu olmak ve onlara olan borcunu geri ödeme düşüncesi. Bu yönüyle Nesin Vakfı’nın bana kalırsa profesyonel bir ismi var: Aziz Nesin’in borç ödeme projesi.

Benim Nesin Vakfı’yla tanışma hikâyem 28 yıllık bir hikâye. Bilfiil 28 yıldır bu ailenin bir parçasıyım. Abimin Aziz Nesin’e yazdığı ve Vakfa gelmek istediğini belirttiği bir mektupla başlar hikayemiz. Aziz Nesin abimin mektubuna karşılık; ‘Sen yolunu almışsın, bize iki kardeşini gönder.’ diye cevap veriyor. 1990 yılında kardeşimle birlikte vakfa kabul edildik. 2001 yılında üniversiteden mezun oldum ve kendi ayaklarımın üzerinde durma hikâyem böyle başladı. Vakıftan da mezun oldum ama insan kendi ailesinden nasıl mezun olur ki? Benimki de öyle, bağlarım hiç kopmadı. İstanbul’da çalışırken hafta sonu olsun da vakfa gideyim diyordum. Hep çocuklarla vakit geçirmek, gelip vakfın bir eksik gediğini tamamlamak, kısacası işin ucundan tutmaya çalıştım. Burası aileniz nasıl kopabilirsiniz ki? 2009 yılından bu yana da Nesin Vakfı’nın yöneticiliğini yapıyorum."

Anahtar Kelimeler:
Aziz Nesin
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.