'Bedeline katlanırız' diyen tutuklu Cumhuriyetçiler: Asla tek tip elbise giymeyiz!

Tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi çalışanları, cezaevinden gönderdikleri mesajda tek tip elbise konusuna ilişkin ''Bedeline katlanırız ama asla giymeyiz” mesajını gönderdi. Ahmet Şık, ''Bu davada bir avuç direnen insana hiza vermek istiyorlar'' dedi.

'Bedeline katlanırız' diyen tutuklu Cumhuriyetçiler: Asla tek tip elbise giymeyiz!

Tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi çalışanları, cezaevinden gönderdikleri mesajda tek tip elbise konusuna ilişkin ''Bedeline katlanırız ama asla giymeyiz” mesajını gönderdi. Ahmet Şık, ''Bu davada bir avuç direnen insana hiza vermek istiyorlar'' dedi.

11 Ağustos 2017 Cuma 10:45
'Bedeline katlanırız' diyen tutuklu Cumhuriyetçiler: Asla tek tip elbise giymeyiz!

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Basın Konseyi üyeleri, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı avukat Akın Atalay, Yayın Danışmanı ve yazar Kadri Gürsel ile gazeteci Ahmet Şık'ı ziyaret etti. 

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Silivri'de tutuklu gazetecilere ''tek tip elbiseyi giyer misiniz?'' diye sorduğunu, gazetecilerin ise ''Asla giymeyiz. Bedeline katlanırız ama asla giymeyiz'' yanıtını aldığını kaydetti.

Cumhuriyet'in haberine göre, gazetecilerin gönderdikleri mesajlar şöyle:

''Tahliyeler davanın çöktüğünü gösterdi'' 

Akın Atalay: Cumhuriyet davası duruşması sonrasında moralimiz çok yüksek. İlk duruşmada yedi meslektaşımızın tahliye olması davamızın çöktüğünü gösterdi. Ayrıca derdimizi anlatabildik. Medya, yasamadan bile önemli. Bu önemin farkında olduğu için iktidarlar medyayı baskı altına alıyorlar.

''Ülkemiz için canımız yanıyor'' 

Murat Sabuncu: İnşallah biz son tutuklu gazeteciler oluruz. Bize ağır gelen attığımız manşetleri savunmak. Ülkemiz için canımız yanıyor. Mahkemelerde gazetecilerin attığı başlıklarla niyet okunarak yargılanması çok ağır. Türkiye’de birlikte yaşam manifestosu oluşturulmasına ihtiyaç var. Bunu Kürdü, Türkü, Alevisi, Sünnisi, Ermenisi, Rumu hiçbir ayrım yapmadan birlikte yazabiliriz. Türkiye’de tekrar soru sorma cesareti gösteren haberi değerlendirebilen, yazabilen gazeteciler olmalı. İnternet medyasında ve bazı bir iki gazetede bu medyanın uçları var. Bu yüzden umutluyum.

''Mağdur değilim'' 

Kadri Gürsel: Tutuklu bulunduğumuz 9.5 ayı hayatımdan çalınmış günler olarak kabul etmiyorum. Mağdur değilim. Burada da değerlerim ve ilkelerimle hayatımı idame ettiriyorum. Kendimi geliştiriyorum. Bunun bir siyasi dava ve operasyon olduğunun bilincindeyiz. Bize yapılan haksızlık, hukuksuzluk hayretler içinde bıraksa da davanın doğası bu olduğu için üzerimizdeki etkisi bazılarının beklediği ve sandığı gibi yıpratıcı olmuyor. Gazetecilik demokrasilerde yapılabilen bir meslek. Türkiye’de demokrasi olmadığı için gerçek anlamda gazetecilik yapmamız engelleniyor. Ancak Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesini vermek zorundayız. Türkiye gün gelecek demokrasiye kavuşacak.

''Bizler kahraman değiliz'' 

Ahmet Şık: Kimse aksini iddia edemez, mesleki faaliyetlerimiz suç konusu yapıldı. Bizler kahraman değiliz. Kimse konuşmadığı için kahramanlaştırılıyoruz. Cumhuriyet davasıyla çok az sayıda kalan gazeteci ve meslek kuruluşlarını kontrol altına almaya çalışıyorlar mesleki faaliyetimize sınır çiziyorlar. Cumhuriyet Gazetesi davası aynı zamanda bir rejim davasıdır. Herkesin bir arada yaşayabileceği çoğulculuğu esas alan bir toplum ve devlet modelini ortaya çıkarmak zorundayız. Özgür kalmamız da siyasi bir kararla olacak. 

 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7