Dışarıdaki gazeteciler tutuklu meslektaşları için yürüdü!

 Kadıköy'de yapılan yürüyüşte tutuklu gazeteciler için özgürlük talebi bir kez daha dile getirilirken, 25 Aralık Pazartesi günü Çağlayan adliyesinde görülecek olan Cumhuriyet Gazetesi davasına da katılım çağrısı yapıldı.

Dışarıdaki gazeteciler tutuklu meslektaşları için yürüdü!

 Kadıköy'de yapılan yürüyüşte tutuklu gazeteciler için özgürlük talebi bir kez daha dile getirilirken, 25 Aralık Pazartesi günü Çağlayan adliyesinde görülecek olan Cumhuriyet Gazetesi davasına da katılım çağrısı yapıldı.

23 Aralık 2017 Cumartesi 21:46
Dışarıdaki gazeteciler tutuklu meslektaşları için yürüdü!

Emre Orman

Son yıllarda basına yönelik baskılar hız kesmeden artıyor; gazeteciler yaptıkları haberler, sordukları sorular, çektikleri görüntüler nedeniyle yargılanıyor ve bazıları da tutuklanıyor. OHAL döneminde ise bu baskılar bir tık daha artarak yeni boyutlara ulaştı. Son verilere göre 150'ye yakın basın emekçisi cezaevinde bulunuyor; 200'e yakın medya kuruluşu kapalı ve binlerce gazeteci işsiz durumda. 'Dışarıdaki Gazeteciler' platformu da tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi çalışanları için Kadıköy'de bir yürüyüş düzenledi. Çok sayıda gazetecinin yanı sıra çeşitli milletvekili ve akademisyenin de destek verdiği yürüyüşte tutuklu gazeteciler için bir kez daha özgürlük ve adalet talebi dile getirildi. Mehmet Ayvalıtaş Parkı'ndan Boğa Heykeli'ne kadar yapılan yürüyüşte Ahmet Şık, Akın Atalay, Nedim Türfent gibi tutuklu bulunan birçok gazetecinin fotoğraflarının bulunduğu dövizler de taşınırken, gazeteciliğin suç olmadığının vurgulandığı sloganlar atıldı.

 DAHA ÖZGÜR BİR ÜLKE TALEBİNİN KARŞILIĞI ZULÜM

 'Dışarıdaki Gazeteciler' adına basın açıklaması metnini akademisyen Güventürk Görgülü okudu. Nazım Hikmet'in 'Bu Memleket Bizim' adlı şiirinden bir bölümün okunmasıyla başlanan açıklamada Nazım Hikmet'in ilk kez 89 yıl önce bugün tutuklandığını dile getiren Görgülü, 'Daha adil, daha özgür, daha güzel' bir ülke için sözünü esirgemeyen her şair, yazar, entelektüel, avukat, akademisyen ve daha birçok aydının her daim zulüm gördüğünü belirtti. 15 Temmuz sonrasında da bu tablonun değişmediğini ifade eden Görgülü, 100'ün üzerinde gazetecinin bir 'toplama kampı' olarak nitelendirilen Silivri Cezaevi ve daha pek çok cezaevinde en ağır şekilde bedel ödediğinin altını çizdi.

'CUMHURİYET' GAZETEDİR, ÇALIŞANLARI DA TERÖRİST DEĞİL GAZETECİDİR

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay'ın 418, Ahmet Şık'ın 356, Emre İper'in ise 260 gündür tutuklu olduğunu belirten Görgülü, gazetenin büyük bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Peki neden cezaevindeler? Ana suçlama 'silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme.' Bu soruşturmayı açanlar da bu yargılamayı yapanlar da bu yargılamanın arkasında duranlar da gayet biliyorlar ki Cumhuriyet bir gazetedir, Cumhuriyet çalışanları gazetecilerdir." 

YARGILANAN GAZETECİLİK FAALİYETLERİDİR

Bu ülkenin aydınlık vicdanlarının Ali Elverdileri, Mehmet Ekicileri, Ömer Dikenleri unutmadığı gibi bugünleri de asla unutmayacağını kaydeden Görgülü, Ahmet Şık için ise "Onlar bugün FETÖ olarak adlandırıp topa tuttukları cemaate ve onun liderine övgüler dizerken Ahmet Şık o yapılanmanın ne olduğunu apaçık yazmış, bu nedenle kumpasa uğramış ve bugün olduğu gibi yine bedel ödemişti" şeklinde konuştu. Cumhuriyet iddianamesini okuduklarını ve duruşmaları izlediklerini belirten Görgülü, terörle ilgili suçlamaların temelsiz olduğunu ve yargılananın haberleri habercilik faaliyetleri olduğunu dile getirdi.

'İTHAM EDİYORUM' HAKLILIKTAN GELEN CESUR BİR HAYKIRIŞTIR

Ahmet Şık'ın ilk savunmasında "Savunma yapmıyorum, itham ediyorum" dediğini hatırlatan Görgülü, 'İtham ediyorum' sözünün Dreyfus Olayı'ndan bu yana haklılıktan gelen cesur bir haykırış olduğunu ve bu kuvveti kendinde ilk bulan Fransız yazar Emile Zola'nın da 'Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir' düşüncesinden hareket ettiğini belirtti. Gazetecilik nedeniyle tutuklanan tüm tutuklu gazeteciler gibi kendilerinin de hakikatin ve adelet peşinde olduğunu dile getiren Görgülü, Anadolu'nun işgal altında olduğu günlerde 'Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir' diyen Mustafa Kemal'in sözlerinin de yargılamayı yapanların kulağına küpe olması gerektiğinin altını çizdi. 

"ADALET YOZLAŞIRSA MEMLEKETİN DİBİ OYULMUŞ DEMEKTİR"

Konuşmasını usta yazar Yaşar Kemal'in 'Eğer bir ülkede adalet yozlaşırsa o memleketin dibi oyulmuş demektir' sözleriyle sonlandıran Görgülü, "Güneş balçıkla sıvanamaz, haber suç olamaz. O yüzden Pazartesi günü Çağlayan adliyesinde görülecek Cumhuriyet davasında gazeteci arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Halkımızı da onların, hepimizin haber hakkını savunan gazetecilerin yanında olmaya çağırıyoruz." dedi.

Yaptıkları haberler nedeniyle hukuksuz bir şekilde aylardır tutuklu bulunan Cumhuriyet çalışanlarının davası Pazartesi günü Çağlayan adliyesinde görülecek.


 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.