Kadıköy'de Nuriye-Semih eylemi: Son sözü her zaman direnenler söyler

Dün Ankara'da görülen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça davasının ilk duruşmasında tutukluluğun devamı yönünde karar verildi ve dava 28 Eylül'e ertelendi.

Kadıköy'de Nuriye-Semih eylemi: Son sözü her zaman direnenler söyler

Dün Ankara'da görülen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça davasının ilk duruşmasında tutukluluğun devamı yönünde karar verildi ve dava 28 Eylül'e ertelendi.

15 Eylül 2017 Cuma 21:54
Kadıköy'de Nuriye-Semih eylemi: Son sözü her zaman direnenler söyler

Emre Orman 

Açlık grevinin 191. gününde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için yine Kadıköy'de toplanıldı. Nuriye ve Semih İçin Dayanışma'nın çağrısıyla Süreya Operası önünde bir araya gelerek ''İşimizi geri istiyoruz. Son sözü her zaman direnenler söyler'' yazılı pankart açan vatandaşlar; ''Nuriye Semih yaşayacak'', ''Nuriye Semih yalnız değildir'' şeklinde sloganlar atarak Gülmen ve Özakça'nın taleplerinin kabul edilmesi için eylem yaptılar. 

Eyleme katılanlar arasında protest müzik gruplarından biri olan Adalılar da vardı. Son sözü her zaman direnenlerin söylediğini vurgulayan grup üyeleri, ''Selam olsun umudu kuşananlara'' diyerek Gülmen ve Özakça için besteledikleri şarkıyı seslendirdiler. 

''AKP faşizmi 12 Eylül darbe hukunu devam ettiriyor''  

Müzik dinletisi sonrasında sözü alan Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, ''Sözde 12 Eylül darbesine karşı çıktığını söyleyen AKP faşizmi, 12 Eylül darbe hukukunu devam ettiriyor'' diyerek sözlerine başladı. Gülmen ve Özakça'nın Ankara'da görülen mahkemelerine gittiklerini belirten Aydoğan, oraya gelen yüzlerce vatandaşın saldırıya uğradığını, darp edilerek ve yerlerde sürüklenerek gözaltına alındıklarını aktardı. Mahkemede Gülmen ve Özakça'ya isnat edilen suçların hiçbirinin kanıtlanamadığını da ifade eden Aydoğan, ''Ne yaparsanız yapın, biz 28 Eylül'de yine orada olacağız. Bu dava hepimizin davası'' diyerek konuşmasını sonlandırdı. 

Bu hafta basın açıklaması metnini, dayanışma üyelerinden Cihan Kaplan okudu. ''Direniş yargılanamaz, savunma gasp edilemez'' diyerek açıklamaya başlayan Kaplan; sayısız saldırı, gözaltı ve işkenceye karşın mücadeleden vazgeçmediklerini belirtti. Gülmen ve Özakça'nın mahkemesine iki gün kala Halkın Hukuk Bürosu'na yapılan şafak operasyonuna değinen Kaplan, ''Faşist cuntanın yıldönümünde 12 Eylül anlayışını sürdüren AKP, Nuriye ve Semih'in savunma hakkına saldırarak 18 avukatı işkence ile gözaltına aldı'' dedi. Baskında alınanlardan Av. Aytaç Ünsal'ın sırtında ve Av. Ezgi Çakır'ın kollarında işkence izlerinin mevcut olduğunu da aktaran Kaplan, ''Avukatlarımız FETÖ ve IŞİD'lilerle aynı hücrelerde tutularak psikolojik işkenceye maruz kalmıştır'' diyerek sözlerine devam etti. 

''Asıl terörist, Hatun Tuğluk'un cenazesine saldıranlardır'' 

Gülmen ve Özakça'nın, 13 Eylül gecesi ''Yeterli personel yok, kaçma kaçırılma şüphesi'' gibi bahanelerle mahkemeye getirilmeyeceğinin açıklanmıştı. 

Açıklamada buna da değinilerek, ''Savunmayı rehin alan iktidar 14 Eylül'de 1030 avukatın yetki belgesini, 6 baro yönetimi ve yüzlerce avukatı davada hazır görerek hüsrana uğramıştır'' denildi. Duruşmada savunmanlardan Av. Betül Kozağaçlı'nın ''Asıl terörist Hatun Tuğluk'un cenazesine saldıranlardır'' diyerek siyasi iktidarın güvenlik hassasiyetini teşhir ettiği ifade edildi. Duruşmadan; Gülmen ve Özakça'nın tutukluluk hallerinin devamına, Gülmen ve Özakça'nın duruşmada hazır bulundurulmak üzere 28 Eylül'de Sincan'da görülmesi kararı çıktı. Ayrıca açıklamada Adliye içinde ve çevresinde Gülmen ve Özakça'yı savunmaya gelenlerin de saldırıya uğrayarak işkenceyle gözaltına alındığına; avukatların da içinde bulunduğu 30 dan fazla vatandaşın akşam itibarı ile serbest bırakıldığına da değinildi. 

Gülmen ve Özakça'nın sağlık durumunun da değinilen açıklamada, zorla müdahale tehtidi altında direnişlerini sürdürmeye çalışan eğitimcilerin deri dökülmesi, deri kuruması, deri incelmesi ve yatak yaralarının mevcut olduğu aktarıldı. 

Esra Özakça'nın açlık grevinde 100 günü geride bırakarak sağlık eşiğinde riskli bir sürece girdiği ifade edilerek, ''Tam da kendi ifade ettiği gibi, bedeni küçülürken direniş ve gülüşleri büyümüştür'' denildi. ''Bu dava hepimizin, bize omuz verin onları özgürleştirelim" denilerek sonlandırılan basın açıklamasında, 28 Eylül'de görülecek mahkemeye çağrı yapıldı. 

Son Güncelleme: 15.09.2017 22:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.