Kadıköy'de Nuriye-Semih eylemi: Emperyalizmin örgütü olan AİHM'e güvenmiyoruz!

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevinde 219 günü geride bıraktı. Nuriye Gülmen, kaldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinden alınarak tutuklu servisine nakledildi.

Kadıköy'de Nuriye-Semih eylemi: Emperyalizmin örgütü olan AİHM'e güvenmiyoruz!

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevinde 219 günü geride bıraktı. Nuriye Gülmen, kaldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinden alınarak tutuklu servisine nakledildi.

13 Ekim 2017 Cuma 22:30
Kadıköy'de Nuriye-Semih eylemi: Emperyalizmin örgütü olan AİHM'e güvenmiyoruz!

Emre Orman 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'nin uzun zaman sonra yeniden tanıştığı Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması, bir kez daha 3 ay süre ile uzatılacak. OHAL'in en büyük mağduriyet yaratan uygulaması ise Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) adı ile hayatımızdaki yerini aldı. Bu KHK'ler ile Türkiye'de yüz binlerce kamu çalışanı işlerinden ihraç edildi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ise OHAL'e karşı direnenlerden sadece ikisi. Gülmen'in Ankara/Yüksel Caddesi'nde tek başına başlattığı direniş, bugün yüz binlerce insana ilham kaynağı oldu. ''İşimizi geri istiyoruz'' talebiyle Ankara  Yüksel Caddesi'nde oturma eylemine başlayan Gülmen ve Özakça, bu eylemleri sebebiyle sayısız kez gözaltına alındılar ve darp edildiler. Yapacak başka bir şeylerinin kalmadıklarını söyleyen Gülmen ve Özakça, işlerini geri alabilmek için süresiz açlık grevine başladılar. Bugün ise o açlık grevi 219. gününde. 

Her hafta aynı gün ve saatte olduğu gibi bu hafta da yine onların taleplerini dile getirmek isteyen vatandaşlar Kadıköy'de bir araya gelerek eylem düzenlediler. Nuriye ve Semih İçin Dayanışma platformunun çağrısıyla Süreya Operası önünde toplananların arasında bu hafta; KHK ile işlerinden ihraç edilen ve aynı zamanda Yüksel Caddesi direnişçilerinden olan öğretmen Acun Karadağ ve sosyolog Veli Saçılık da vardı. Gülmen ve Özakça'nın fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıyan vatandaşlar; ayrıca Semih Özakça'nın mahkeme savunmasında kullandığı bazı cümlelerin de yazılı olduğu dövizler de taşıdılar. Pankartın açılmasıyla birlikte katılımcılar pankartın arkasına geçerek Gülmen ve Özakça ile dayanışma sloganları attılar. 

''Emperyalizmin örgütü olan AİHM'e güvenmiyoruz'' 

Acun Karadağ burada bir konuşma gerçekleştirdi. Karadağ, konuşmasına ''Türkiye ve dünya tarihsel bir direnişe tanıklık ediyor'' sözleriyle başladı. Dört mevsimdir bir direniş yürüttüklerini ifade eden Karadağ, kendilerini ihraç edenler için ''Biz KHK'lerle ihraç edildiğimizde bizi açlığa mahkum etmek isteyen AKP iktidarına 'Siz bizi işten atamazsınız. Çünkü siz iktidarı hak etmiyorsunuz, bizi yönetemiyorsunuz' dedik ve Yüksel'de dört mevsimdir bu direnişi yürütüyoruz'' dedi. Numune hastanesinde tutulan Gülmen'e yönelik olası bir zorla müdahale tehdidine karşı gece gündüz hastane önünde nöbet tuttuklarını dile getiren Karadağ, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Gülmen ve Özakça'nın durumu hakkında Türkiye hükümetinden savunma istemesine de değinerek ''AKP bu hafta Nuriye ve Semih'in neden tutuklu olduklarının, işlerine neden iade edilmediklerinin cevabını AİHM'e vermek zorunda. Ancak biz, emperyalizmin bir örgütü olan AİHM'e de dünyanın hiçbir emperyalist örgütüne de güvenmiyoruz'' dedi. Ankara'dan Süreya Operası önündeki direnişi ve eylemi sürekli takip ettiklerini de belirten Karadağ, buradaki insanlarla gurur duyduklarını belirterek ''Vallahi de billahi de biz kazanacağız'' diyerek sözlerini sonlandırdı. 

''Diktatörler, baskıcılar gider, geride halk kalır'' 

Acun Karadağ'ın ardından bir başka Yüksel Caddesi direnişçisi Veli Saçılık bir konuşma yaptı. Yüksel'deki eylemlere ısrarla saldırıldığını belirten Saçılık, ''Biz de çok şiddetli direniyoruz. Çünkü burada Nuriye ve Semih'in hayatı, işimiz, ekmeğimiz ve özgürlüğümüz söz konusu.'' diyerek konuşmasına başladı. Her fırsatta ve her koşulda, her türlü baskıya ve şiddete karşı Nuriye ve Semih demekten vazgeçmeyeceklerini ifade eden Saçılık, ''Eğer bundan vazgeçersek kaybetmiş sayılırız ve bizim kaybetme lüksümüz yoktur'' dedi. Yüksel Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı'nın 149 gündür polis işgali altında olduğunu ifade eden Saçılık, ''Hayır, sizin dediğiniz olmaz. Diktatörler, baskıcılar çekip gider; geride halk kalır. Ve mutlaka biz kazanırız'' dedi.  

''Ucuz stratejilerinizden vazgeçin, hukukun uygulanmasını manipüle etmeyin'' 

Bu hafta dayanışma adına basın açıklamasını Songül Yücel okudu. İşte o açıklamadan bazı kesitler: 

''Nuriye ve Semih, Yüksel direnişinin 339. Açlık grevinin ise 219. Gününü geride bıraktılar. Semih, Sincan Hapishanesi’nde; Nuriye ise Ankara Numune Hastanesi tutuklu servisinde bulunuyor. 20 Ekim'de 3.duruşmaları görülecek. Nuriye'nin Numune Hastanesi'nde 2 hafta kaldığı sürede refakatçi hakkı avukatlarının, hekimlerinin, ailenin ve milletvekillerinin çabalarıyla henüz iki gün önce sağlandı. Nuriye Gülmen'in 20 Ekim duruşması öncesi yoğun bakımdan çıkarılarak tutuklu servisine alınması siyasi iktidarın savunmaya dönük ucuz numaralarının bir parçasıdır. Önceki iki duruşmada savunmayı engellemek için 'duruşmaya getirilmeyecek kadar kötü' algısı yaratarak Ankara Adliyesi'ne getirilmeyen ve yoğun bakıma sevk edilen Gülmen, şimdi tutuklu servisine alınıyor. Buradan okuduğumuz sonuç; iktidarın Nuriye Gülmen'in tutukluluğuna zemin yaratmasıdır. Siyasi iktidarı ve sorumluları uyarıyoruz; derhal bu ucuz stratejinizden vazgeçin ve tarafsız olarak somut hukukun uygulanmasını manipüle etmeyin. İktidar derhal talepleri kabul etmeli ve OHAL Komisyonu'nda Nuriye ve Semih'in dosyasını inceleyerek sorumluluk almalıdır. Nuriye ve Semih’in 20 Ekim'de Sincan Hapishanesi Mahkemesi'nde 3. Duruşması görülecek. Dayanışma olarak tüm Nuriye ve Semih dostlarını direnişi savunmaya, tarihe tanık olmaya Ankara'ya çağırıyoruz!'' 

Açıklama sonrasında eylem sona erdi ve katılımcılar Eğitim-Sen'de yapılacak olan panele geçtiler. 

Son Güncelleme: 13.10.2017 22:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erdal türel 2017-10-16 14:27:52

o zaman arabistan şeriat mahkemesine gidin..

banner8

banner7