Kılıçdaroğlu: Ben senin televizyona çıkmakta korktuğun kişiyim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Erdoğan dönüp diyor ki 'Ey Kılıçdaroğlu kimsin sen?' Ben senin televizyona çıkmakta korktuğun kişiyim. Gel, yüreğin yetiyorsa. Ben terörü 4 yılda nasıl bitireceğimi sana anlatacağım ve sen de dinleyeceksin'' dedi.

Kılıçdaroğlu: Ben senin televizyona çıkmakta korktuğun kişiyim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Erdoğan dönüp diyor ki 'Ey Kılıçdaroğlu kimsin sen?' Ben senin televizyona çıkmakta korktuğun kişiyim. Gel, yüreğin yetiyorsa. Ben terörü 4 yılda nasıl bitireceğimi sana anlatacağım ve sen de dinleyeceksin'' dedi.

14 Eylül 2017 Perşembe 16:24
Kılıçdaroğlu: Ben senin televizyona çıkmakta korktuğun kişiyim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Balıkesir'de gerçekleştirilen Tarım Çalıştayı'nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 

Fındık üreticisinin sorunlarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, ''Bütün Türkiye konuşuyor ama sadece konuşmayan hükümetin kendisi. Bu kadar dert varken bu dertlerin üstü örtülmek isteniyor. Vatandaşın gündemi ayrı Sayın Erdoğan'ın gündemi ayrı'' dedi.

''Tek gündemi benim'' 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tek gündeminin kendisi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Tabi bu beni mutlu ediyor. Benimle ilgileniyor, benimle uğraşıyor, benimle konuşmak istiyor, bana çatıyor. Amaç, 'toplumun yoğun gündeminden toplumu nasıl koparırım.' Beni üzen nokta asıl burası. Türkiye'nin gerçek sorunlarını konuşamıyoruz ve tartışamıyoruz'' diye konuştu.

''4 yılda terörü bitirmezsem siyaseti tümüyle bırakacağım'' 

Kılıçdaroğlu, terörü 4 yılda bitireceği açıklamasını, Erdoğan'ın ''Sen kimsin'' diyerek eleştirmesine de sert yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Dün yine konuşurken, tabi klasik, Kılıçdaroğlu hastalığı yine nüksetmiş öyle anlaşılıyor, 'Ey Kılıçdaroğlu' diye başlamış. Sorduğu ilk soru, 'sen kimsin?' Diyorum ya 4 yılda terörü bitireceğim. Bir daha söylüyorum, 80 milyon yurttaşıma sesleniyorum, 4 yılda CHP iktidarında terörü kesinlikle bitireceğim. Bitirmediğim takdirde siyaseti tümüyle bırakacağım. Bu kadar açık bu kadar net söylüyorum.

Erdoğan dönüp diyor ki 'Ey Kılıçdaroğlu kimsin sen', ben senin televizyona çıkmakta korktuğun kişiyim. Gel, yüreğin yetiyorsa. Ben terörü 4 yılda nasıl bitireceğimi sana anlatacağım ve sen de dinleyeceksin, vatandaşlar da dinleyecek. Bu ülkeye huzuru ve barışı nasıl getireceğim sana anlatacağım, sen de, vatandaşlar da dinleyecek.

Bana istediğin soruyu sorabilirsin. Ben de sana soru soracağım. Soruları ben şimdiden sana söyleyeyim, sen otur akşam evinde kurmaylarınla çalış, cevabını hazırla, öyle çık.

Korkma benden, ben düzgün insanım. Sorulması gereken soruyu sorarım. Cesaretin varsa gelirsin. TRT var, devletin televizyonu, oraya çıkalım.'' 

''Kavgamız demokrasi kavgası, acele seni bekliyorum'' 

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın ''Kavga etmekten hiçbir zaman kaçmadık, kaçmayız'' sözlerine işaret ederken, ''Kavgaya varım' demiş Erdoğan. Bu sözü duyunca televizyona çıkmayı kabul etti, diye anladım. Çünkü bizim kavgamız, demokrasi kavgası. Bizim kavgamız kalkıp da birbirimize yumruk atma kavgası değil, elimize silah alıp sokağa çıkacak halimiz yok. Ama demokrasi kavgasını yapacağız. 'Varım' demiş, ben de varım. Hemen acele seni bekliyorum. Nerede, TRT'de. TRT'yi uygun görmezsen arzu ettiğin televizyon kanalında bekliyorum'' dedi.

''Bu milletin başına PKK'yı, IŞİD'i kim musallat etti?'' 

Kılıçdaroğlu,''Soruları sormuştum, bir soru daha sorayım, önceden hazırlık yapsın diye. Bu milletin başına PKK'yı, İŞİD'i, FETÖ'yü kim musallat etti? Rahmetli Ecevit'ten iktidarı devraldığınızda PKK, İŞİD, FETÖ yoktu. Hem İŞİD var, hem PKK var, hem FETÖ var. Bunları sen besledin, bunları sen büyüttün. Oslo'da bunlarla beraber oldun, Habur'da Türkiye Cumhuriyeti'nin hakimlerini ve savcılarını onların ayağına gönderdin. Dolmabahçe'de oturdun, İmralı'da oturdun. Döndün FETÖ'ye o yetmiyormuş gibi 'ne istediniz de vermedik' dedin. Onlara her istediklerini verdiler, iyi de bu ülkenin çiftçisine, emeklisine, taşeron işçisine, garibanına, işsizine niye vermedin'' diye konuştu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Sesimi duyunca, fotoğrafımı görünce kan beynine sıçrıyor'' 

''Niye benimle uğraşıyorsun? Sabah, öğle, akşam Kılıçdaroğlu. İyi, gayet güzel. Memnunum ben bundan. Beni konuşuyorsun, önüme çıkmaya niye cesaret edemiyorsun? Çıkıp bana soru sormaya niye cesaret edemiyorsun? Benim sorularımdan korkuyorsun değil mi? Korkacaksın da. Zaten 'Kılıçdaroğlu hastalığının' nüksetmesinin nedeni de bu. Sesimi duyunca, fotoğrafımı görünce kan beynine sıçrıyor. Hele hele cevap vermeyince çıldırıyor. Çıldırabilirsin, kan beynine sıçrayabilir ama ben bu ülkede mazlumların, taşeron işçilerinin, emeklilerin, memurların, sanayicilerin herkesin avukatı olacağım.

Sen ise belli çevrelerinin avukatı olacaksın. Sana çok açık ve net bir soru daha soyuyorum Sayın Erdoğan, sen terör örgütlerine yardım ve yataklık yaptın mı, yapmadın mı? Ben, senin yaptığını gayet iyi biliyorum. Ver beni mahkemeye. De ki 'Kılıçdaroğlu beni suçluyor, terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmaktan', niye vermiyorsun mahkemeye? Senin mahkemelerinde yargılanacağız üstelik, senin hakimlerinin önünde yargılanacağız. Belgeleri tek tek o hakimin önüne koyacağım, hakim dahi kıpırdamayacak. Cesaretin varsa gel kardeşim, öyle ulu orta bağırmanın hiçbir anlamı yok.'' 

''Bunun hesabını milletin önünde veririz'' 

Vatandaşın gündeminin fındık, hububat, beyaz et ve kırmızı et olduğunu, bunların konuşulması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ana vatanı Anadolu olan mercimeğin dahi ithal edildiğini belirttti. CHP lideri, ''Bunlardan bahseden var mı? Hayır yok. Neden bahsediyor Kemal Kılıçdaroğlu. Eyvallah, bahsedebilirsin ama benden bahsetmen için ve ağzının payını benden almaman için televizyona çıkarsın, otururuz adam gibi konuşuruz, mücadele odur, demokrasi kavgası da odur. Birlikte otururuz ve bunun hesabını milletin önünde veririz'' dedi. 

Son Güncelleme: 14.09.2017 17:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.