Kılıçdaroğlu: Demokrasi mi istiyoruz, tek adam rejimi mi istiyoruz? Oylanan budur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu: Demokrasi mi istiyoruz, tek adam rejimi mi istiyoruz? Oylanan budur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşma yaptı.

26 Şubat 2017 Pazar 17:27
Kılıçdaroğlu: Demokrasi mi istiyoruz, tek adam rejimi mi istiyoruz? Oylanan budur

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin eski milletvekilleri, Parti Meclisi (PM) üyeleri ve il başkanlarıyla CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıya katıldı. Toplantının açılışında konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bir yol ayrımında olduğunu söyledi. 

Kılıçdaroğlu, olağanüstü AKP'nin referanduma götürdüğü Anayasa değişikliğinin tek adam rejimi getireceğine vurgu yaparak, ''Demokrasi mi istiyoruz, tek adam rejimi mi istiyoruz? Oylanan budur. Gerisi laf-ı güzaftır'' dedi.

Kılıçdaroğlu'nun partisinin eski milletvekilleri, PM üyeleri ve il başkanları toplantısında yaptığı konuşma şöyle: 

BİR YOL AYRIMINDAYIZ

Değerli yol arkadaşlarım, 2016'da, 2015'te, 2017'de değişik konuşmalarımda şöyle bir cümle kullandım, ''Türkiye cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor'' diye. Bugün geldiğimiz noktada o derin krizin Türkiye için bir beka sorununa dönüştüğünü görüyoruz. Bizi bir araya getiren temel nokta da bu. Türkiye’nin bekası. Hepiniz çok iyi bilirsiniz biz cumhuriyetimizi kolay kurmadık. Ciddi mücadeleler var, olağanüstü çabalar var. Bütün bunları düşündüğümüz zaman Türkiye Cumhuriyetinin birliğini ve dirliğini sağlamak için 1920'lerden başlayarak önce cumhuriyeti kurmak, TBMM'yi toplamak gibi çok ama çok önemli adımlar atıldı. 1920'lerden bu yana pek çok acı tablolarla karşılaştık. Ama bugün geldiğimiz noktada geleceğe dönük umutları yeşertmek zorundayız. Biz varsak, biz derken sadece CHP'lileri kast etmiyorum, 'bu ülkede demokrasi olsun' diyen kim varsa, 'bu ülkede insanlar özgürce düşüncelerini açıklamalı' diyen kim varsa, 'biz beraber birlikte yaşayabiliriz, düşüncelerimiz farklı olsa bile bir araya gelip uygarca tartışabiliriz' diyen kim varsa herkese sesleniyorum. Bir yol ayrımındayız.

TEK KİŞİ HER ŞEYE EGEMEN OLUYOR

Bizi bir yol ayrımına getiren temel nokta nedir? Hafızalarımızı yenileyelim değerli arkadaşlarım. 4 Mayıs 2016'da bir saray darbesi yaşadık. İlk kez oluyor. Yüzde 49,5 oyla seçilen bir başbakan davet edildi ve elinden istifa dilekçesi alındı. Bizim siyasi rakibimizdi ama onun haklarını savunmak bize düştü. Görevden alınırken bile kimse onun haklarını savunmadı. Arkasından 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Bu darbe girişimine ben kontrollü bir darbe girişimi dedim. Bazı çevreler alınganlık gösterdiler ne demek kontrollü darbe girişimi diye. Şu anda biz bir darbe sürecinin içindeyiz OHAL'in ilanıyla. 12 Eylül darbesine bakın. 1971 darbesine bakın aynı süreci şimdi yaşıyoruz. On binlerce kişinin görevine son verildi, hapishanelerde yer yok. Asıl 15 Temmuz darbe girişiminde bulunanların sivil ayağı, siyasi ayağı henüz çıkmış değil ortaya. Israrla duruyoruz bunun siyasi ayağını ortaya çıkarın diye. Ama siyasi ayağı ortaya çıkmıyor, çıkaramıyorlar. Rejim değiştiriliyor. Biz rejim değiştiriliyor dediğimiz zaman hayır diyorlar niye rejim değişsin. Cumhuriyettir diyorlar bizim rejimimiz. Ama parlamenter demokratik sistem içinde bir cumhuriyet. Tek adam rejimiyle siz parlamenter demokratik sistemi askıya aldığınız zaman, rejimi değiştiriyorsunuz demektir. Yetkileri bir kişinin üzerine tümüyle yıkıyorsunuz, veriyorsunuz. Tek kişi her şeye egemen oluyor.

ATATÜRK’E VERİLMEYEN YETKİ BİR KİŞİYE VERİLİYOR

Aynı zamanda bu meclisi bir kişi hiçbir gerekçe göstermeden feshedebilecek. Fesih yetkisi var. Kapattım diyor, yeniden seçimlere gidin diyor. Her toplantıda söylerim sizler de gittiğiniz her yerde anlatın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e verilmeyen yetki bir kişiye veriliyor neden, hangi gerekçeyle? Bizi o seçmedi ki, bir kişi seçmedi ki bizi. Seçen millet, milletin oylarıyla geliyoruz. Ama milletin oyları bir kişi için geçerli değil. Milli irade de geçerli değil. Kişi diyor ki, ''Milli irade benim arkadaş'' diyor. ''80 milyonu bırakınız onları'' diyor. ''Yeri, zamanı gelince ben o isimleri kullanırım ama şimdi siz 80 milyonu bir tarafa bırakın. Milli irade benim, ben istediğim zaman parlamentoyu feshederim'' diyor. Her kahvede, her toplantıda, her yerde vatandaşlara sorun. Sizin seçip Ankara'ya milletvekili olarak sizin sorunlarınızı çözmek için gönderdiğiniz milletvekillerini, bir kişi bir sabah kalkıp ben feshettim bu meclisi arkadaş yeniden seçimlere gideceğiz demesi sizin içinize siniyor mu, sinmiyor mu, doğru mu, yanlış mı? Bunu sormak zorundayız. Vatandaşlarımızın çoğu henüz bu gerçekleri bilmiyor. Altını çiziyorum, çoğu henüz bu gerçekleri bilmiyor.

NEDEN BİR KİŞİYE BÜTÜN YETKİLERİ VERİYORUZ!

Başka bir şey daha. Anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen hükümleri var. ''Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik sosyal hukuk devletidir'' diyor anayasa. Demokrasinin özü nedir? Bireyin yani vatandaşın haklarını güvence altına alan sistem demektir demokrasi. Halkın kendi kendisini temsilcileri aracılığıyla yönetmesi demektir. Bir adım daha atarsak katılımcı demokrasi dediğimiz ve giderek o alana evrilen bir sistemdir demokrasi. Teminatı nedir? Güçler ayrılığıdır. Yasama, yargı ve yürütmedir. Siz bütün yetkileri bir kişiye bağlandığınız zaman demokrasiyi askıya almış oluyorsunuz. Olmayan bir demokrasiyi tartışıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, buraya gelmeden önce Türk Dil Kurumunun sözlüğünü açtım, sözlüğe baktım diktatör nedir diye. Türk Dil Kurumunun sözlüğünde aynen şu yazıyor; ''Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış kimse diktatör denir'' diyor. Türk Dil Kurumu sözlüğü, devletin resmi kurumu. Başbakanlığa bağlı. Yanlış mı? Yanlış değil. Doğru mu? Evet doğru. Yetkileri dağıtmak varken, hakları güvence altına almak varken, neden bir kişiye bütün bu yetkileri veriyoruz ve hangi gerekçeyle veriyoruz? 

''DEMOKRASİ Mİ İSTİYORUZ, TEK ADAM REJİMİ Mİ İSTİYORUZ'' OYLANAN BUDUR

Bakın daha vahim bir örnek anlatayım size. Mevcut uygulamada Cumhurbaşkanı yurtdışına çıktı diyelim veya hastalandı hastaneye yattı. Cumhurbaşkanının yerine seçimle gelen birisi TBMM'nin Başkanı vekalet ediyor. Neden TBMM'nin Başkanı? Çünkü TBMM Başkanı bütün parti gruplarına eşit ve tarafsız davranmak zorundadır. Peki Cumhurbaşkanlığı makamı? O da tarafsız olmak zorundadır. Neden? Cumhurun Başkanı. Meclis Başkanı neden tarafsız? Bütün siyasi partiler orada, bütün siyasi partilere eşit davranmak zorundadır. Yeni anayasa değişikliği devreye girerse ne oluyor? Cumhurbaşkanı yurtdışına gittiğinde seçimle gelmeyen birisi vekalet edecek. Ne zaman olur seçimle gelmeyen kişilerin vekaleti? Darbe dönemlerinde olur. Kenan Evren darbeyi yaptı geldi seçimle mi geldi? 12 Mart'ta seçimle mi gelindi? Hayır. Ne kadar tehlikeli bir sürecin içine Türkiye'nin sokulduğunu bilmenizi isterim. O açıdan bu süreç Milli Kurtuluş Savaşı sürecimizin ikinci adımıdır. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Demokrasi mi istiyoruz, tek adam rejimi mi istiyoruz? Oylanan budur değerli arkadaşlarım. Gerisi lafı güzaftır. 

HEPİMİZ BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ

Birlikte bu ülkeye karşı, bayrağımıza karşı, vatanımıza karşı, çocuklarımıza karşı, hatta bütün dünyaya karşı sorumluluğumuz var. Bizi Müslüman dünyasında ayrıcalıklı kılan demokrasimizin varlığıdır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir bizi ayrıcalıklı kılan. Bütün İslam aleminin Türkiye'ye imrenmesinin temel nedeni de budur. ''Biz de Türkiye'ye benzemek istiyoruz'' diyorlar Arap halkları. ''Demokrasi var orada'' diyorlar, ''Özgürlükler var, parlamento var, yargı bağımsızlığı var…'' Şimdi bütün bunların hepsinden vazgeçiyoruz. Başka bir yönetim tarzına, başka bir rejime doğru Türkiye evriliyor. Hepimiz birlikte mücadele edeceğiz.

 
Son Güncelleme: 26.02.2017 17:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.