Kılıçdaroğlu'ndan MİT'e eleştiri

TBMM özel oturumunda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, ''Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in şahsında tüm şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. FETÖ'nün ülkemiz demokrasisine yönelik darbe girişiminin başarısız kılınması halkımızın demokrasiye sahip çıkmasıyla sağlanmıştır'' dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan MİT'e eleştiri

TBMM özel oturumunda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, ''Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in şahsında tüm şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. FETÖ'nün ülkemiz demokrasisine yönelik darbe girişiminin başarısız kılınması halkımızın demokrasiye sahip çıkmasıyla sağlanmıştır'' dedi.

15 Temmuz 2017 Cumartesi 14:47
Kılıçdaroğlu'ndan MİT'e eleştiri

TBMM Genel Kurulu, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılında özel gündemle toplandı.

Genel Kurul’da konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

''Dünyanın en kanlı ve sinsi terör örgütlerinden biri olan FETÖ’nün ülkemiz demokrasisine yönelik darbe girişiminin başarısız kılınması halkımızın topyekun olarak parlamenter demokrasimize sahip çıkmasıyla sağlanmıştır.

Türkiye’nin bir daha darbe girişimleriyle karşı karşıya kalmaması için iki temel koşulun yerine getirilmesi gerekir.

Demokrasinin geliştirilmesi

Bunlardan ilki demokrasinin geliştirilmesi ve derinleştirilmesidir yani hukuk sistemimizin darbe hukukundan arındırılmasıdır. Bunu 16 Temmuz 2016 günü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda da ifade ettik.

Darbe girişiminin araştırılması

İkincisi ise darbe girişiminin bütün boyutlarıyla masaya yatırılması ve tüm karanlık noktaların aydınlatılarak gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasını sağlamaktır.

15 Temmuz gecesi bu çatı altında gösterilen kararlılık, darbe girişimini araştırma komisyonunun çalışmalarına, üzülerek ifade edeyim ki yansıtılmamıştır.

Darbe girişiminin hemen hemen bütün ayrıntılarına vakıf Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarının komisyona gelerek milli iradenin temsilcilerine yani sizlerin arasından seçilen komisyon üyelerine bilgi vermesi sağlanamamıştır.

Komisyona yazılı olarak bilgi vermeyi tercih etmeleri kabul edilir değildir.

''Parlamento özgür iradesini kullanamadı''

Temel soru şudur, Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarının hangi gerekçe, telkin ve talimatla TBMM’de kurulan komisyona gelmesi engellenmiştir.

Bu tablo parlamentonun saygınlığı açısından hepimizin üzerinde durması gereken temel bir konudur.

Bu konuda parlamento maalesef özgür iradesini kullanamamış pek çok karanlık noktanın aydınlanmasına ortam hazırlamamıştır.''

MİT Müsteşarlığının komisyona gönderdiği 22 Mayıs 2017 tarihli yazıdan bir paragraf okuyan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

''2012 tarihinden itibaren Adil Öksüz’ün Hava Kuvvetleri imamı olduğu devletin arşivlerinde kayıtlıdır. Adil Öksüz asker değildir. Sadece Adil Öksüz değil darbe toplantıları yapan Kemal Batmaz, Hasan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş de asker değillerdir. Darbe toplantılarının büyük bir kısmı TSK dışında yani özel evlerde yapılmıştır. Adil Öksüz iki cep telefonu ve bir GPS cihazıyla serbest bırakılmıştır. MİT, Adil Öksüz’ü neden izlememiştir? Daha vahimi olanı darbe yapılmış ortalık toz duman ama bir kişi Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca, Adil Öksüz’ü gidip karakolda tutuklandığı yerde gözaltına alındığı yerde ziyaret ediyor? Dolayısıyla MİT’in verdiği bilgiler bizi tatmin etmemiştir.'' 

''Darbeden bilgileri var mıydı yok muydu?''

15 Temmuz günü darbeden bilgi var mıydı, yok muydu bu da çok tartışılıyor. O konuda da en somut bilgiyi sizlerin önüne koyacağım. Bu konu medyada gündeme geldiğinde Genelkurmay’dan bir yetkili, Hürriyet gazetesinin değerli köşe yazarı Mehmet Yılmaz'ı arar, der ki: ‘MİT bize bilgi verdi ama darbe bilgisi vermedi. Bazılarının kaçırılacağını söyledi’.

Ancak daha sonra savcılık O.K. dediğimiz kişinin bilgisine başvurur. O.K. davet edilir ve bilgi alınır. Şimdi o tutanaktan size bir bölüm okuyorum: 'Bana ne olabileceğini sordular.' diyor O.K. Ben de ‘büyük bir faaliyet olabileceğini, hatta darbe faaliyeti olabileceğini söyledim’. Savcı yine sorar: 'Darbe olabileceğini söylediniz mi?' Verdiği cevap -yine tutanaktan- aynen şudur: 'Darbe olabilir kelimesini kullandığımı çok iyi hatırlıyorum.'

Bunlar, üzerinde durulması gereken konular. Bir daha Türkiye darbe girişimiyle karşı karşıya kalmasın diye bütün ayrıntıların ortaya çıkması gereken konular.

Savcı ikinci kez O.K.'nın ifadesine başvurmak ister ama gelin görün O.K. Millî İstihbarat kadrosuna alınır ve savcı bunun bilgisine başvuramaz. Niçin?

FETÖ ana iddianamesi hazırlandı, bir grup savcı, iddianame bitmeden görevlerinden alındılar. Niçin? Bu savcılar kimin bilgisine başvurmak istediler de görevlerinden alındılar? Bu soruyu lütfen Adalet Bakanına sorun, bu soruyu lütfen bu ülkeyi yöneten bütün bakanlara sorun, Sayın Cumhurbaşkanı da dâhil hepsine sorun: Neden bu savcılar görevlerinden alındılar, FETÖ ana iddianamesini yazan savcılar?

''FETÖ'ye operasyon için neden 15 Temmuz beklendi?''

Bir konuda daha sizlere bilgi sunmak isterim. Ben birkaç kez Adil Öksüz olayını gündeme getirdiğimde MİT bir açıklama yaptı, Millî İstihbarat Teşkilatı. Açıklamanın bir bölümünü aynen okuyorum: ‘ByLock'a ilişkin tespitler Mayıs 2016 tarihinden itibaren -Mayıs 2016 tarihinden itibaren- çalışmaya konu ham verilerle birlikte –çalışmaya konu ham verilerle birlikte yani bütün bilgiler- adli makamlar, güvenlik birimleri -adli makam kimdir? Savcılar herhâlde. Güvenlik birimleri kimdir? Emniyet müdürlüğü, jandarmadır herhâlde ve diğer ilgili makamlarla -o ilgili makam ben değilim, sizler de değilsiniz, ilgili makamlar arkada oturuyorlar ve birisi de sarayda oturuyor. İlgili makamlar bunlar. İlgili makamlarla eş zamanlı olarak paylaşılmıştır.’ MİT söylüyor kamuoyuna yaptığı açıklamada, eş zamanlı olarak paylaşılmıştır. Soru ne? Soru şu: Peki, FETÖ'ye operasyon için neden 15 Temmuz beklenmiştir? Size mayıs ayında bildirmişler, 'Alın bakın.' demişler, 'Bunlar FETÖ'cüdür.' demişler, 'Bunlar devleti ele geçirdi.' demişler, 'Operasyon yapıyorsanız buyurun yapın.' demişler ama bekleniyor.

250 şehidimiz ve 2 bin 193 gazimiz var. En azından bunların anısına, aziz hatıralarına 15 Temmuz darbe girişiminin tüm ayrıntılarının ortaya çıkması lazım, kimsenin, hiçbir şehidimizin kanının yerde kalmaması lazım. Ama öyle görünüyor ki bu ayrıntıların ortaya çıkması engelleniyor.

Darbe girişiminden hemen sonra üç önemli noktaya dikkat çekmiştik, üç önemli noktaya dikkat çekmiştik. Bir: 'Hukuk içinde hesaplaşma yapalım.' demiştik, hukuk içinde. Devlete yakışan budur. İki: 'Hızla normalleşme sürecinin içine Türkiye sokulmalıdır.' demiştik. Üç: 'Güçlü bir demokrasiyi yaratabiliriz. Bu, çok önemli bir fırsattır. Bütün Türkiye demokrasi konusunda uzlaştı.' diye. Darbe girişiminin bütün iz ve etkilerini ortadan kaldırmanın ve darbelerle kesin olarak mücadelenin yol haritası bu üç aşamadan geçiyordu. Ne yazık ki aradan geçen bir yıl içinde bu üç konuda da yapılması gerekenler yapılmamış, yapılmaması gereken ne varsa tamamı yapılmıştır. Hesaplaşma hukuk dışına taşmış, soruşturmaların uzanacağı noktalar yargıya müdahalelerle engellenmiştir. Adalet yok edilmiştir. Darbe Araştırma Komisyonu darbeyi araştırma yerine sorumluluğu savuşturma çabası içine girmiştir. Hızla normalleşme yerine kalıcı olağanüstü hâl rejimi kurulmuştur. Darbeye karşı bombalar altında direnen bu Gazi Meclis devre dışı bırakılmış yetkileri elinden alınmıştır.

Darbenin siyasi ayağı ortaya çıkarılsın

15 Temmuz ruhunun yarattığı uzlaşma iklimi içinde ortaya çıkan yaşananlardan ders alarak güçlü bir demokrasi yaratma fırsatı maalesef heder edilmiştir. Darbeyle mücadelede başarı ve kalıcılığın en önemli şartı darbenin siyasi ayağının ortaya çıkarılmasıdır. Ancak siyasi ayağı ortaya çıkarmaya dönük çabaların önü bilinçli olarak kapatılmaktadır. Darbe girişiminde bulunanların, darbecileri destekleyenlerin ve darbecileri devletin en hassas noktalarına yerleştirenlerin hesap vermesi sağlanmadan darbeyle gerçek anlamda mücadele yapılamaz.

FETÖ bu güce bir günde erişmedi

Darbenin merkez örgütü olan FETÖ bu güce bir günde erişmedi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurtsever, namuslu, cumhuriyetçi kadroları tasfiye edilip FETÖ'cülerin önü açılırken bu örgüte destek verenler ortaya çıkarılmalıdır. Yargıda, emniyette, bürokraside bu çeteyi hâkim güç hâline getiren ittifaklar teşhir edilmelidir. 15 Temmuzların bir daha yaşanmaması için bu ibret verici olaydan ders alıp devleti başka tehlikeli ittifakların tuzağından uzak tutmak şarttır. Bu zehrin panzehri ortak değerlerimize; demokratik, laik cumhuriyete ve sosyal hukuk devletine sıkı sıkı sarılmaktır.”

Son Güncelleme: 16.07.2017 00:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.