Köprüde linç edilen asker Murat Tekin'in ailesi konuştu: Bu işin peşini bırakmayacağız

15 Temmuz darbe girişiminde Yalova'daki askeri kamptan 'tatbikat var' denilerek çıkarılan ve köprüde linç edilerek öldürülen asker Murat Tekin'in ailesi ABC Gazetesi'nden Orhan Şahin'e konuştu. 

Köprüde linç edilen asker Murat Tekin'in ailesi konuştu: Bu işin peşini bırakmayacağız

15 Temmuz darbe girişiminde Yalova'daki askeri kamptan 'tatbikat var' denilerek çıkarılan ve köprüde linç edilerek öldürülen asker Murat Tekin'in ailesi ABC Gazetesi'nden Orhan Şahin'e konuştu. 

11 Kasım 2017 Cumartesi 17:07
Köprüde linç edilen asker Murat Tekin'in ailesi konuştu: Bu işin peşini bırakmayacağız

Linç edilerek öldürülen asker Murat Tekin'in İzmir Bornova'da oturan ailesinin yanına röportaj yapmaya giden Orhan Şahin'in izlenimleri şöyle: 

Evi bulmamız zor olmamıştı. Bornova'da Osmangazi'deydi ev. Evin girişinde ve balkonunda ay yıldızlı bayrak dalgalanıyordu. Şevkiye Teyze kapıda karşıladı bizi.  İçeride herhangi bir odaya girebileceğimizi söylerken sevinç içindeydi. Sohbet ederken anladım, Murat'ın dostlarıyla konuşmak, onu anlatmak hem en büyük neşesi hem de en büyük ızdırabıydı. Oğlunun sevildiğini dostları olduğunu bilmek onu gururlandırıyordu.


 
Girdiğimiz odanın her yanı Murat'ın resimleri ile doluydu. Odanın köşesine yerleştirilen televizyonun üzerinde lise yıllığı ve üniformasına ait kep, Şevkiye Teyze'nin oturduğu koltuğun üzerinde ise Mustafa Kemal'in portresi, Murat'ın okulda arkadaşlarıyla çektirdiği fotoğrafı ve bir de uçak tablosu vardı. 

Ben odayı incelerken Nazan, Şevkiye Teyze ile çoktan sohbete başlamıştı. Ertesi gün Silivri'de ilk duruşmasına çıkacak olan Hava Harp Okulu öğrencisi kardeşi Faruk'un Murat'ın bir alt devresi olduğu detayını o an öğrendim.  Kısa bir sohbetten sonra Sedat Amca da girdi içeri. Röportajımıza başladık.  
 
Murat'ın ölümüyle ilgili ayrı bir soruşturma yürütülüyordu. En azından devletin Murat Tekin'e ilişkin söylediği tek şey buydu. 

Sedat Amca ise soruşturma yürütüldüğüne inanmamakla birlikte oğlunun başına gelenler öğrenilmesin diye 15 Temmuz Köprü Davası'ndan ayırdıklarını söylüyordu. Sedat Amca'ya göre dosyalar ayrılmasa köprüde olanlar duruşmalarda konuşulsa, tüm Türkiye gerçekleri öğrenecekti. Dava gözden ırak bir şekilde yürütülsün isteniyordu. 
Murat'ın katillerinin askeri öğrencilerin de yargılandığı devam etmekte olan davalarda müşteki olarak bulunduğunu söyleyen Sedat Amca "Katiller belli hepsi meydanda" diye sesini yükseltiyor. Ardından da hemen ekliyor; "Bu işin peşini bırakmayacağım." 

''Teşhis etmekte zorlandık''

Şevkiye Teyze alıyor sözü Murat'ın nasıl öldürüldüğünü anlatıyor. "Tek bilinen var çocuğum linç edildi, işkenceyle çocuğumu öldürdüler. Dizlerinde morluklar var. Yüzü kapkara şiş, tanınmaz halde, babası teşhis etti. Yüzündeki benler, şişlikler nedeniyle iyice belirginleşiyor. Öyle teşhis edebiliyoruz."

"Öğrencilerden Aziz ikisi birlikte çok dayak yemişler. İkisi yere düşerken birbirlerine bakıp gülmüşler. Okulda böyle öğrenmişler, son nefeslerinde şehit olurken... Aziz bayılmış... Başka bir arkadaşı kucağına almış Muratımı, ama yüzü artık Murat değilmiş.

Sedat Amca da ekleyiveriyor; 

"Zevk alıyorlar, bu çocuklar bu şekilde öldürülürken vatan kurtarmışlar, öyle zannediyorlar"

Şevkiye Teyze Murat'ın otopsisinin detaylarını anlatırken Sedat Amca'nın yüzünün ifadesi soluklaşıyor. Söze girdikten sonra ses tonu değişiyor, ağlamaklı bir tonda "Fazla geriye gitme" diye eşini uyarıyor. O öyle deyince ben de daha fazla deşmiyorum. Kim bilir aynı şeyleri kaç defa anlatmıştı da her defasında boğazında yutkunamadığı yumru onu bu uyarıyı yapmaya teşvik etmişti? 

Söz dönüp dolaşıyor tekrar yargılamalara geliyor. Sedat Amca askeri öğrencilerin yargılandığı duruşmalara neden gelemediklerini anlatıyor. Yargılanan askeri öğrencilere 'hain, terörist' denilmesini kaldıramadığını bu yüzden gelmediğini belirtiyor. 

''Bir öğrencinin günahı ne olabilir?'' 

"Bir öğrencinin ne günahı olabilir, hain olamaz darbeci olamaz. Kendi kendine darbe yapıyorum diyemez" sözleriyle sitem ediyor mahkemelerde yaşananlara.   

Sedat Amca da Şevkiye Teyze de çocuklarını Türkiye'nin en güvenilir kurumuna emanet edip, başlarına bu felaketin gelmesinden komutanları sorumlu tutuyor. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın köprüde öldürülen oğlu Murat ve Ragıp Enes Katran için tek kelime etmemesine sitem eden Sedat Amca sadece Kemal Kılıçdaroğlu'nun taziyeye geldiğini anlatıyor. 

''Kılıçdaroğlu bizi yalnız bırakmadı'' 

Bu arada Şevkiye Teyze'den öğreniyoruz. Adalet Yürüyüşü'ne Gebze'de dahil oluyorlar. İki gün boyunca Kılıçdaroğlu ile omuz omuza adalet arıyorlar. Yürüyüşe katıldıkları ilk akşam Veysel Kılıç, Kemal Kılıçdaroğlu, Şevkiye Teyze ve Sedat Amca görüşüyor. 

Şevkiye Teyze CHP liderine  "Sen benim zor günümde acılı günümde evime geldin. Benim için önemli olan siyasetçi olarak değil, insan olarak geldin ya. Allah razı olsun. Bak ben de Allah nasip etti sana desteğe geldim. Yavrularımız için şehitlerimiz için geldim" diyor.   

Kılıçdaroğlu'nun kendilerine 'bekleyeceğiz' dediğini belirtiyor Sedat Amca "ben bekliyorum zaten elimizden başka bir şey gelmiyor ki" diyor. O öyle deyince bir suçluluk duygusu kaplıyor içimi, "ne yapabilir ki? Elimizden ne gelir" sözleri bir teslimiyet ifadesi gibi yüzüme çarpıyor. 

İstemsiz bir şekilde dudaklarımdan dökülüyor hemen sonra; "soruşturmayı bekleyelim bakalım Sedat Amca ne çıkacak?"  

Kurduğum cümleden utanıyorum hemen, ben o mahcubiyeti yaşarken Şevkiye Teyze koşuyor yardımıma bizim için hazırladığı yemekler geliyor masaya. Tok olduğumuzu söylememize rağmen hiç geri durmamış Şevkiye Teyze, dolu dolu tabakları koyuyor önümüze. Tabaklarda Murat'ın en sevdiği yemekler var. Bir yandan yemeklerimizi yiyoruz bir yandan da sohbetimize devam ediyoruz. 

Adalet Yürüyüşü'nden bahsediyor yine Sedat Amca, Veysel Kılıç'ın oruçlu bir şekilde günlerce, kilometrelerce yürümesini anlatıyor. Sedat Tekin, Veysel Amca'dan bahsederken gözleri ışıldıyor, Veysel Abi diye hitap ediyor. Veysel Amca'nın mücadeleci kişiliği tüm Türkiye'de olduğu gibi Tekin Ailesi'nde de büyük saygı uyandırmış.  

En solda Şevkiye Tekin ortada solda CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer yanında Veysel Kılıç ve onun yanında Sedat Tekin... Fotoğraf Adalet Yürüyüşü'nden... 

''Bakamıyorum yüreğim dayanmıyor'' 

Sohbet ederken yine oturduğumuz odaya göz gezdiriyorum, Murat'ın resimlerine bakıyorum. O sırada aklıma geliyor; "Murat'ın odasını da görebilir miyiz?"  Şevkiye Teyze Murat'ın odasını ve eşyalarını topladığını söylüyor; 

"Dayanamıyorum gördükçe, eşyalarını topladık. Bakamıyorum" 

Hızlıca çıkıyoruz evden Karşıyaka'da bulunan Doğançay Mezarlığı'na Sedat Amca'nın arabası ile gidiyoruz. Şevkiye Teyze yol boyunca Murat'ı anlatıyor. Tek tesellisinin onun dostlarının, arkadaşlarının ziyaretleri olduğunu aktarıyor.  

Harbiyeliler sık sık Şevkiye Tekin ve Sedat Tekin'i ziyaret ediyor. Bunun yanında birçok asker de aileye ziyarete gelmiş. Aile kamu kurumlarında çalışan kişilerin ziyaretlerine geldiğini ancak bir soruşturma korkusuyla fotoğraf çektirmek istemediklerini söylüyor.

İçinde Murat'ın olduğu rüyalarından bahsediyor. Birden o sözler dökülüyor ağzından; “Geceleri rüyalarıma giriyor Murat 'Anne ne oldu 15 Temmuz'da köprüde?' diyor. Seni linç ettiler oğlum diyorum. Günahsızdı yavrum, hiçbir şeyden haberi yoktu!"

Mezarlığa gidene kadar kulağımda çınlıyor sözler. Türkiye'nin en güvenilir kurumuna 13 yaşında teslim ettiği oğlunun kendileriyle hiç alakası olmayan, kanlı bir boğazlaşmanın ortasında kalıp, boğazının tellerle sıkılıp, vücudunu şişleyip, bedenine çivili sopalarla vurularak öldürülmesini böyle yorumluyor Şevkiye Teyze... 

Mezarlığa girmeden arabada hazır bulunan 6 adet beş litrelik su şişelerini omuzluyoruz. Ağır ağır ilerliyoruz Murat'a doğru. Sedat Amca anlatıyor; 

"Camiden sela okutmadılar, çocuğumuzun şehitliğini vermediler. En çok da bu zorumuza gidiyor."

Cenazeyi defnederken problem oldu mu peki?  

"Fatma Şahin'in Ragıp'ın ölü bedenine yaptığı zulüm olmadı. Belediye gereken her türlü yardımı yaptı."
(Gaziantep Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü yetkilisi Ragıp Enes Katran'ın abisi Fevzi Katran'a "İşlem yapamayız sizin cenazenize” demişti.  Cenaze namazları kılınmaz, imam verilmez, ölümüz yıkanmazmış. Aile tüm bunları kendi imkanlarıyla gerçekleştirdi.)

Murat'ın mezarına vardığımızda toprağın ıslak olduğunu fark ediyor Sedat Amca, anlıyoruz ki bizden çok kısa süre önce ziyarete gelenler olmuş. Toprağına dikkatle baktığımızda deniz kabukları yerleştirildiğini görüyoruz. Arkadaşları koymuş.

Murat'ın mezarını sulayıp ayrılıyoruz oradan. Sedat Amca 19.00'daki otobüsümüze bizi yetiştirmeden önce Murat'ın ablası Mehtap Tekin'le de Bornova metro durağında ayaküstü sohbet edebiliyoruz. Kardeşi için bir kitap yazdığını anlatıyor. Söylediğine göre Aralık gibi yayında olacakmış. 

Merakla beklediğimizi söyleyip ayrılıyoruz yanından, ailenin ısrarla bir gece misafirimiz olun talebine rağmen gitmemiz gerekiyor. Ertesi gün Silivri'de Murat'ın arkadaşlarının, kardeşlerinin 118 Hava Harp Okulu öğrencisinin yargılandığı Sultanbeyli duruşması var çünkü.

Öğrenciler 12 ay boyunca iddianame ardından dört ay boyunca da ilk duruşmayı beklemiş. Nazan'ın kardeşi Faruk da sanıklar arasında...

Hava Harp Okulu öğrencilerinden bir kısmı hakim karşısında çıktı. Savunmaların alındığı davada duruşma 13 Kasım 2017 tarihine ertelendi. 

Ne olmuştu?

Murat Tekin, 15 Temmuz Fethullahçı darbe girişimi sırasında Yalova'daki kamptan komutanlarının 'tatbikat var' diyerek çıkardığı Hava Harp Okulu öğrencilerindendi. Kamptan otobüslerle ayrılmışlardı, başlarında Albay Hüseyin Ergezen vardı. Köprüye vardıklarında otobüsün yolu kesilmişti ve saldırıya uğramışlardı. Öğrenciler şok içindeyken komutanları tarafından ortada bırakılmıştı. Bir grup öğrenci polisler tarafından kurtarıldı, bölgeden uzaklaştırıldı. Murat Tekin ve Ragıp Enes Katran ise kalabalığın arasında kaldı. Dövülerek öldürüldüler
Aradan 16 ay geçti, katilleri hala bulunamadı. Boğaziçi Köprüsü iddianamesinde yazılana göre Murat Tekin ve orada ölen diğer altı asker için ayrı bir soruşturma yürütülüyor.

Son Güncelleme: 11.11.2017 17:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.