Nuriye Gülmen'den mektup: Açlığın 101. gününden herkese selamlar!

Açlık grevinin 75'inci gününde, 23 Mayıs 2017 tarihinde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen, 17 Haziran günü yazdığı mektubunda ''Açlığın 101. gününden herkese selamlar!'' dedi.

Nuriye Gülmen'den mektup: Açlığın 101. gününden herkese selamlar!

Açlık grevinin 75'inci gününde, 23 Mayıs 2017 tarihinde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen, 17 Haziran günü yazdığı mektubunda ''Açlığın 101. gününden herkese selamlar!'' dedi.

02 Temmuz 2017 Pazar 01:14
Nuriye Gülmen'den mektup: Açlığın 101. gününden herkese selamlar!

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen, Ankara Yüksel Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde yaklaşık altı ay önce oturma eylemi başlattı. 

Oturma eyleminin ardından akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevinin 75. gününde 23 Mayıs 2017 tarihinde tutuklanmıştı.

Sincan Kapalı Kadın Cezaevinde tutuklu bulunan Nuriye Gülmen, 17 Haziran günü 101. gününü tamamlayan açlık grevini yazdı. 

Nuriye Gülmen'in Twitter hesabından paylaşılan mektup şöyle: 

Açlığın 101. gününden herkese selamlar!

Sincan Kadın Kapalı'nın C-1 hücresinden bildiriyorum: Direniş yastıklarla sürüyor. Bizde çare tükenmiyor efendim. Müsaadenizle sizin için çizmiş olduğum resm-i ahvalimi zat-ı alilerinizle paylaşmak isterim.

Bildiğiniz gibi bir süredir günü yatakta geçiriyorum. Kas kaybım arttığı için mümkün olan en az seviyede enerji harcamaya çalışıyorum. Daha önemlisi, sandalyede oturmak ağrılarımı, özellikle kasıklarımdaki ve boyun ve sırttaki ağrılarımı arttırıyor. Bu yüzden her bir işimi -gazete okumak, mektup yazamak gibi- yatakta görüyorum. Bazen tam yatar pozisyonda bazen yarı oturur yarı yatar pozisyonda oluyorum. 

Hal böyle olunca bir süre sonra kemiklerim batmaya başladı. Bunun bir ileri aşaması, yatak yarası. Ne yapsam diye düşündüm. Mecbur havalı yatak alacağım. Yani isteyeceğim. 

Hapishane yönetimi 'olmaz' dedi. Önce bir uzman doktorun seni görmesi lazım. Sonra havalı yatağı senin için uygun bulması lazım. Baktım ki, ya bu iş uzayacak ya da hiç olmayacak ''kendi çözüm yollarımızı bulalım'' dedim. Aslında, Gülbeyaz Abla ve Seval'le birlikte dedik ve kendi ellerimizden, resimde görmüş olduğunuz ''çok havalı yatağı'' yaptık. 

Ekstra yastık satın aldık. Sırtımdakilerin hepsi normal yastık. 4 adet. Dizlerimin altındaki de öyle. Boyun, bel ve kalçamın altında bulunan yastıkları ise Gülbeyaz Abla yaptı. Kalçamın altındaki, bildiğiniz oturma simidi şeklinde. Bir de ayaklarımda iki tane su şişesi var. Onların üstüne çorap geçiriyoruz aslında. Şişelerde sıcak su var, ayaklarımı ısıtmak için kullanıyorum. En sıcak halinde çorapla ve havluyla duruyor. Soğudukça şişeyi soyuyoruz. Üstünde battaniye oluyor normalde. Yastıkları göstermek için onu çizmedim. Bir gün de size yarı oturur pozisyonda yazı yazmama yardımcı olan ''portatif masamı'' çizeceğim. Bu günlük bu kadar yine görüşeceğiz. 




 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.