İstanbul 14°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur

Nuriye Gülmen ile yapılmak istenen görüntülü aramaya polis engeli!

Kadıköy'deki Nuriye-Semih eyleminde Nuriye Gülmen ile yapılmak istenen görüntülü aramaya polis tarafından "yasak olduğu" gerekçesiyle izin verilmedi. Bağlantının sonlandırılmaması halinde müdahale edileceği şeklinde tehdit edilmesine karşın kısa da olsa bağlantı sağlandı.

Nuriye Gülmen ile yapılmak istenen görüntülü aramaya polis engeli!

Kadıköy'deki Nuriye-Semih eyleminde Nuriye Gülmen ile yapılmak istenen görüntülü aramaya polis tarafından "yasak olduğu" gerekçesiyle izin verilmedi. Bağlantının sonlandırılmaması halinde müdahale edileceği şeklinde tehdit edilmesine karşın kısa da olsa bağlantı sağlandı.

09 Aralık 2017 Cumartesi 00:28
Nuriye Gülmen ile yapılmak istenen görüntülü aramaya polis engeli!

Deniz Yılmaz 

OHAL kapsamında çıkartılan KHK'lerle işleri elinden alınan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, "işimizi geri istiyoruz" talebiyle başladıkları açlık grevinin 275. gününde. Geçtiğimiz hafta görülen karar duruşmasında Nuriye Gülmen "örgüt üyeliği ve örgüt propagandası yapmak" suçlarından 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edilirken, Semih Özakça ve Acun Karadağ ise beraat etti.


 
Her hafta olduğu gibi bu Cuma da Süreyya Operası önünde toplanan vatandaşlar, Gülmen ve Özakça'nın taleplerinin kabul edilmesi için eylem gerçekleştirdi. Nuriye ve Semih İçin Dayanışma platformunun çağrısıyla toplanan vatandaşlar, ellerinde Gülmen ve Özakça'nın fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıdılar.
 
"Halkın ve Emekçilerin Gözünde Zaferi Kazandılar"
 
BES 1. Şube Başkanı ve aynı zamanda KHK ile ihraç edilmiş bir emekçi olan Dursun Doğan bir konuşma yaparak bu ülkede faşizmin hüküm sürdüğünü ve ona karşı mücadele etmenin de onur olduğunu ifade etti. KHK zulmüne karşı bedenlerini açlığa yatırmaktan başka hiçbir çarelerinin kalmadığını belirten Doğan, Gülmen ve Özakça'nın bu cesareti, onuru ve erdemi göstererek AKP zulmünü yerle bir ettiklerini vurguladı. OHAL Komisyonu'nun derhal talepleri kabul etmesi gerektiğini belirten Doğan, Gülmen ve Özakça'nın halkın ve ihraç edilen kamu emekçilerinin gözünde zaferi kazandıklarını dile getirdi.


 
"Yeter ki Nuriye ve Semih Yaşasın"
 
Av. Tamer Doğan da sürece dair bir konuşma yaptı. 12 Eylül sabahı yapılan operasyonlarla gözaltına alınarak tutuklanan avukatlarla görüştüklerini ifade eden Doğan, avukatların bu bedelleri göze aldıkları için gerekirse 100 yıl bu zindanlarda yaşayacaklarını ve tek isteklerinin Gülmen ve Özakça'nın yaşaması olduğunu belirtti. Avukat arkadaşlarının aslı olmayan "fotokopi" belgelerle tutsak edildiğini belirten Doğan şunları kaydetti: "Fotokopi belgelerle 'Man Adası' size bir şey ifade ediyor mu? Reza Zarrab ile ilgili itirafçı beyanı esas alınarak karar verilemez diyen insanlar; bir itirafçı beyanıyla Nuriye'yi aylarca tecritte tutmadılar mı? Şu anda bizim meslektaşlarımızı zindanlara atmadılar mı? Bu ülkede hukuku neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalır. O yüzden bizim baz alacağımız şey meşruluktur, sokaktır. Dışarıda kalanlar olarak her türlü bedeli göze aldığımızı her seferinde dile getiriyoruz. Yeter ki Nuriye ve Semih yaşasın."


 
"Komisyon Kararı 5 İnsanı Yaşama Döndürecek"
 
Basın açıklaması metnini Dayanışma adına KHK ile ihraç edilmiş bir eğitimci olan Serdar Başçetin okudu. Açıklamada şu konulara değinildi:
"Siyasi iktidar bir yıldır süren direnişten aldıkları darbeler  için Akademisyen Nuriye Gülmen'e ceza vererek intikam alma yoluna gitti. Bugün Nuriye ve Semih devletin tecridi altında sürdürdükleri açlık grevinin 275. gününde. Nuriye ve Semih'in taleplerinin kabul edilmesi için Esra Özakça 200, Mehmet Güvel 161, Feridun Osmanağaoğlu ise 119. gününde. Nuriye ve Semih'in sağlıkları her geçen gün dönülmez risklerin arttığı bir eşiği zorluyor. Bu kapsamda aylardır bir şehir efsanesine dönüşen OHAL Komisyonu'nun bir an önce çalışır hale gelmesi ve işe iadeleri için karar vermesi gerekmektedir. OHAL İnceleme Komisyonu 17 Temmuz itibarı ile çalışmaya başlamış; Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 20 Temmuz'da komisyona başvuru yapmıştır. Komisyona başvurular 14 Eylül ve 23 Ekim itibarı ile sona ererken komisyona başvuru tarihinin bitimiyle 60 gün içerisinde kararını açıklaması gereken komisyon, henüz hiçbir dosyaya ilişkin tek bir karar açıklamış değil. Farklı zamanlarda 3 ayrı bilgilendirme ile kararını açıklayacağını ve bir açıklamalarında  Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın dosyalarının öncelikli olarak ele alınacağının belirtilmesine rağmen süre 60 günü aşmış ve bir karar beyanı yapılmamıştır. Bunun yanı sıra komisyon başkanı, komisyon üyeleri ve komisyona ait bir binaya ulaşmanın da mümkün olmadığı kozmik bir süreç yaşanmıştır. Buradan OHAL Komisyonu'na açık çağrı yapıyoruz: Direnen kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevinin 275. gününde. 395 gündür sürdürdükleri direniş halkın vicdanında da tarihsel olarak da meşrudur. 7 üyeli komisyonunuzun somut koşullar ve hak-hukuk çerçevesinde derhal karar vermesi, kararı verirken de siyasi müdahaleden imtina etmesi gerekmektedir. Sizlerin kararı OHAL ve KHK'lerle adalet, hukuk ve demokrasiden umudunu kesmiş bir halkın vicdanı için bir tutunma noktası olacaktır. Kararınız Nuriye ve Semih'in yanı sıra Esra Özakça, Mehmet Güvel ve Feridun Osmanağaoğlu ile birlikte 5 insanı yaşama döndürecektir. Derhal kararınızı açıklayarak taleplerinin karşılanmasını sağlayın. Aksi halde bir tarihtir süren hukuksuzluk ve kaosu beslemiş olacak ve dünyanın gözü önünde bir cinayetin ortağı olacaksınız."


 
Görüntülü Aramaya Polis Engeli
 
Açıklamanın okunmasının ardından Nuriye Gülmen ile  görüntülü arama gerçekleştirildi. Bağlantının başlamasıyla birlikte polis alana girerek bağlantının derhal sonlandırılmasını; aksi takdirde müdahale edileceğini söyleyerek konuşmanın yapılmasını engelledi. Her ne kadar görüşme engellense de Nuriye Gülmen o kısa bağlantı süresinde alandaki herkesi selamladı.


 
 

Son Güncelleme: 15.02.2018 16:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.