OHAL komisyonuna çağrı: Oyalamayın, Nuriye ve Semih'i işlerine döndürün

OHAL İnceleme Komisyonu’nun açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için kararını bir an evvel vermesi için Yüksel direnişçisi Veli Saçılık’ın da katılımıyla İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirildi. 

OHAL komisyonuna çağrı: Oyalamayın, Nuriye ve Semih'i işlerine döndürün

OHAL İnceleme Komisyonu’nun açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için kararını bir an evvel vermesi için Yüksel direnişçisi Veli Saçılık’ın da katılımıyla İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirildi. 

11 Aralık 2017 Pazartesi 15:35
OHAL komisyonuna çağrı: Oyalamayın, Nuriye ve Semih'i işlerine döndürün

Emre Orman

İstanbul Nuriye ve Semih İçin Dayanışma platformu açlık grevinin 278. günündeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. OHAL kapsamında çıkartılan KHK’lerle işlerinden ihraç edilen yüzbinlerce kişinin işlerine dönebilmesi için bir umut kaynağı olan OHAL İnceleme Komisyonu’nun bir an önce Gülmen ve Özakça için kararını açıklaması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, komisyonun bir “oyalama komisyonu” olduğu ifade edildi. İHD İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısına Yüksel direnişçisi sosyolog Veli Saçılık da katıldı. 

OHAL DEĞİL OYALAMA KOMİSYONU

Dayanışma üyelerinden Dursun Doğan bir konuşma gerçekleştirdi. Nuriye ve Semih İçin Dayanışma olarak Gülmen ve Özakça’nın tüm duruşmalarında salonda bulunarak onları yalnız bırakmadıklarını ve bu yargılama sürecinin de hiçbir anlamı olmadığını ifade eden Doğan, mahkeme süreciyle ilgili şunları aktardı: “Tüm zorlamalarına rağmen faşizm arkadaşlarımıza bir ceza veremedi. Sadece Nuriye ile ilgili örgüt üyeliğine ilişkin 6 yıl 3 aylık bir ceza verdi. Bu kesin bir karar değil. Bunun bir üst aşamasında İstinat Mahkemeler devreye girecektir. Biliyoruz ki ne yaparlarsa yapsınlar hiçbir arkadaşımız haklı ve meşru mücadelelerinden kaynaklı ceza alamayacak. Onlar ceza verseler bile bu bizim kabulümüz değildir.” Gülmen ve Özakça’nın halkın, direnen kamu emekçilerinin, bu ülkedeki ezilenlerin ve yoksulların mücadele tarihinde zafere ulaştıklarını ve üzerlerine düşen sorumlulukları da yerine getirdiklerini belirten Doğan, artık sıranın OHAL İnceleme Komisyonu’na geldiğini vurgulayarak “200 bine yakın başvuru yapılmış. Bir yıldır çalışmaların devam ettiği söyleniliyor fakat ortada ne bir kurum, ne bir inceleme, ne de bir sonuç var.” dedi. OHAL Komisyonu’nun aslında bir “oyalama komisyonu” olduğunu belirten Doğan, başta Gülmen ve Özakça olmak üzere bir an önce ihraç edilen kamu emekçileri için komisyonun karar vermesi gerektiğini aktardı. 

“AKP UMUDU YOK ETMEK İSTİYOR”

Toplantıya katılan Veli Saçılık da bir konuşma gerçekleştirdi. Nuriye Gülmen’in 9 Kasım 2016’da İnsan Hakları Anıtı’na ilk çıktığında elinde bir döviz olduğunu ve işini geri istediğini söylediğini belirten Saçılık, bugün de bu talebin aynı şekilde sürdüğünü ifade ederek şunları aktardı: “Nuriye ve Semih’in açlık grevinin 74. gününde Hükümet Sözcüsü aileleri çağırarak bir komisyon kurduklarını, kısa sürede karar verileceğini ve dolayısıyla açlık grevini bitirmeleri gerektiğini söylemişti. Bunun üzerinden bir yıla yakın bir zaman geçti; ortada bir komisyon adı var fakat varlığı ile yokluğu tartışmalı ve henüz bir karar da vermiş değil.” Gülmen ve Özakça’nın “Biz hiçbir zaman ölmeyi tasarlamadık; sadece işimizi istedik, sesimizin toplumda duyulmasını istedik. AKP gibi FETÖ ile birlikte devleti yönetmedik ya da suçlarına ortak olmadık. Biz öğrencilerimizi istiyoruz.” dediklerini aktaran Saçılık, bunun dünyanın en haklı ve en meşru talebi olduğunun altını çizerek   şunları kaydetti: “Toplumun Nuriye ve Semih’in eylemine olan ilgisinin kaynağı bu haklılıktır. AKP bunu kırmak istiyor, umudu yok etmek istiyor.” 

“KOMİSYON OYALAMA, NURİYE VE SEMİH’İ İŞİNE DÖNDÜR”

Kendisi de ihraç edilmiş bir sosyolog olan Saçılık, kendisi için de işini geri istediğini fakat özellikle Gülmen ve Özakça için bunu söylediğini ve istediğini belirtti. Bunun nedenini ise 1,78 cm boyunda olan Nuriye Gülmen’in 34 kiloya düşmesi ve Semih Özakça’nın da aşağı yukarı aynı durumda olması şeklinde açıkladı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın OHAL Komisyonu’nun iki hafta içerisinde bir açıklama yaparak kararını açıklayacağına dair yaptığı açıklamaya değinen Saçılık, 6 aydır buna benzer sözler duyduklarını ve sonuç olarak hiçbir kararın verilmediğini ifade etti. OHAL İnceleme Komisyonu’na seslenen Saçılık, “OHAL Komisyonu, oyalama. Nuriye ve Semih’i işlerine döndür.” şeklinde konuştu. 

“BU AĞIRLIĞIN ALTINDA HÜKÜMET EZİLİR”

Semih Özakça’nın annesi Sultan Özakça ile bir gün Yüksel Caddesi’ne gittiklerinde bir polis şefinin kendilerine “Semih derseniz terör suçu işlemiş olursunuz.” dediğini ifade eden Veli Saçılık şunları aktardı: “Semih’in annesine ‘Semih’ demeyi yasaklayan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ben de o polise şu cevabı verdim: Oğluna Semih demeyecek de ne diyecek, Mahmut mu diyecek?” Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için ülkenin birçok yerinde yapılan eylemlerde sırf “Nuriye ve Semih” ibaresi geçtiği için birçok insanın şiddet görmesine ve bedel ödemesine de değinen Saçılık şunları kaydetti: “Bin defa da, onbin defa da, yüzbin defa da ‘Nuriye-Semih yaşasın’ diyeceğiz. Komisyona tekrar sesleniyoruz: Ortada bir şey varmış gibi göstermeye çalışmayın bize. Derhal ve derhal işinizi görün. Arkadaşlarımızın vücudu çok hafif ama varlıkları çok ağırdır. Bu ağırlığın altında hükümet ezilir.''

KOMİSYON KHK’NİN İÇERİĞİNİ VE KAPSAMINI İHLAL EDİYOR

Basın açıklamasını TİHV İstanbul Temsilcisi Ümit Efe okudu. Komisyonun niteliklerinden ve süreçten bahsedilen açıklamanın önemli noktaları şu şekilde: “AİHM’nin işaret etmesiyle 2 Ocak’taki Bakanlar Kurulu’nda karar verilerek 23 Ocak tarihli ve 685 Sayılı KHK ile 7 üyeden oluşan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kuruldu. Komisyon KHK’lerle kamu görevinden ihraç edilen emekçilerin, dernek, vakıf, sendika, özel sağlık ve eğitim kurumları ile basın kuruluşlarının kapatılması, emekli personelin rütbelerinin alınması şeklindeki işlemlere ilişkin başvuruları karara bağlama görevi ile yetkilendirilirken, komisyonda dosyası incelenmiş ve kararlaştırılarak açıklanmış memurların 15 gün içinde göreve dönüşleri sağlanabilecekti. Komisyona toplamda 200 bine yakın başvuru yapıldı. Komisyon başvuru almaya 17 Temmuz 2017 tarihi itibarı ile başlarken, başvuru süresi 60 gün olarak tanımlandı.  Nuriye ve Semih bu çerçevede komisyonun başvuru almaya başlamasıyla 20 Temmuz'da 685 Sayılı KHK'de ifade edilen şartlara uygun olarak üç gün içinde komisyona başvuru yaptılar. Komisyon başvuru süresinin 14 Eylül'de tamamlanması ile komisyonun ellerindeki dosyalara dair kararları Kasım ayının 2. haftası ilan etmesi gerekiyordu. Üç farklı tarihte yaptıkları açıklamalar ile beyan ettikleri tarihlerde herhangi bir dosyaya dair kamuoyuna bilgi vermediler.  Nuriye ve Semih'in dosyasının öncelikli ele alınacağını açıklamalarına karşın gerek Nuriye Semih'in, gerek avukatlarının gerekse ailelerinin çabaları muhattapsız kaldı. Yayınladıkları KHK'nin içeriğini ve kapsamını ihlal eden komisyon Nuriye ve Semih'in direnme, çalışma ve yaşama hakkını siyasi iktidarın müdahalesi ile gasp etmekteyken yüzbinlerce emekçinin yaşamı, binlerce dernek,  yüzlerce vakfın hakları komisyonun işlevsizliği ile çalınmaktadır. Nuriye ve Semih İçin Dayanışma olarak açlık grevinin 278 gününe gelinmiş iki eğitiminin kazanılmış çalışma hakkı uluslararası insan hakları beyannamesinde tanımlanmış direnme hakkı ve anayasal bir hak olarak yaşama hakkına yönelik siyasi iktidarın tecrit politikasının derhal son bulmasını istiyor ve bunun için mücadele ediyoruz. 
Nuriye ve Semih direnişin başlarında dışarıda işkence görüp itibarsızlaştırılmaya  çalışıldı sonra tutuklanarak cezaevinde siyasi, fiziksel, psikolojik tecrit maruz kaldılar. Bugün siyasi iktidarın komisyon aracılığı ile yürüttüğü süreç bu tecritin devamıdır.” 

“NURİYE VE SEMİH’İ YAŞAMIN KIYISINA ATMAYA HAKKINIZ YOK”

Ayrıca açıklamada OHAL İnceleme Komisyonu başkanına ve komisyonun diğer üyelerine seslenilerek bazı taleplerde bulunuldu. Talepler ise şu şekilde:

“1- Nuriye ve Semih’in dosyalarına dair alınan kararı derhal açıklayın. 

2- Komisyonunuzun çalışıp çalışmadığı bir muammadır, bu belirsizliğe bir açıklık getirin. 

3- Yüzbinlerce insanın yaşamını çalmaya, Nuriye ve Semih’i yaşamın kıyısına itmeye hakkınız yok. 

4- Derhal ve siyasi müdahaleden bağımsız Nuriye ve Semih’e dair devam eden bu süreci kamuoyuna açıklayın.”

“İNSAN ELİYLE İŞLENEN BİR KÖTÜLÜK DAYATILIYOR”

Açıklama sonrasında kısa bir konuşma gerçekleştiren Ümit Efe, kelimelerin ve sayıların çok yuvarlak ve soğuk, gerçeğin ise çok sıcak bir şey olduğunu ifade etti. Gülmen ve Özakça’nın 278 gündür aç olduklarını ve ölüme doğru yürüdüklerini belirten Efe şunları kaydetti: “İnsan eliyle işlenen bir kötülük dayatılıyor onlara. Haklı ve meşru taleplerine karşı komisyonlar, bakanlar, kurullar, bilançolar, iktidar ve büyük muazzam bir gücün gerçekliğiyle görmezden geliniyor, yok sayılıyorlar. Onları yaşatmak için elimizden geleni yapmalı ve her gün onların bu haklı ve meşru taleplerini dillendirmeliyiz. Onlar işlerine dönmek istiyorlar ve bugün 278. gündeler. Sıcak gerçek budur.”

Son Güncelleme: 11.12.2017 15:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.