Sırrı Süreyya Önder: Darbeci generaller Davutoğlu'nu inanılmaz bir cendereye aldılar

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, ''6-8 Ekim olmayabilirdi. Devlet perspektifi Kobani ile bir dayanışmayı öngörüyordu. Darbe girişiminde bilfiil rol alan bu rütbeli general tayfası Davutoğlu'nu inanılmaz bir cendereye aldılar ve bu dayanışmayı engellediler işte size darbe mekaniği'' dedi.

Sırrı Süreyya Önder: Darbeci generaller Davutoğlu'nu inanılmaz bir cendereye aldılar

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, ''6-8 Ekim olmayabilirdi. Devlet perspektifi Kobani ile bir dayanışmayı öngörüyordu. Darbe girişiminde bilfiil rol alan bu rütbeli general tayfası Davutoğlu'nu inanılmaz bir cendereye aldılar ve bu dayanışmayı engellediler işte size darbe mekaniği'' dedi.

07 Ağustos 2017 Pazartesi 18:24
Sırrı Süreyya Önder: Darbeci generaller Davutoğlu'nu inanılmaz bir cendereye aldılar
banner10

HDP'li Önder internet haber platformu MedyascopeTV'de Çözüm Süreci'nin sona erdiği sürece ilişkin Gazeteci Ruşen Çakır'a değerlendirmelerde bulundu. 

Çözüm Süreci'nin son bulması ile sonuçlanan olaylar bütünü ile 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin bir ilişkisi olduğunu savunan Önder, şöyle konuştu:

''Sayın Davutoğlu'nun Başbakan olmasıyla birlikte Çözüm Süreci'nde de bir çözülme başladı. 6-8 Ekim bugün ısrarla Selahattin Bey'in üstüne yıkılmak istenen şeyin müsebbiplerinden birisi ya da temeli Sayın Davutoğlu'nun öngörüsüzlüğüdür ve bir inisiyatif sahibi olamamasıdır. Bunula ilgili bir şey söyleyeceğim, bu darbe mekaniği ile bağlantılı. 6-8 Ekim olmayabilirdi çünkü hakim perspektif Kobani ile bir dayanışmayı öngörüyordu. Devlet perspektifi bir dayanışmayı öngörüyordu siyasal düzeyde. Bu çok önemli, ilk defa bu kadar net ve açık söylüyorum. Bu dayanışma bugün darbe girişiminden dolayı darbe girişimindeki rolü çok açık olan, hani yargılama süreci var, tamam, bu opsiyonu vererek ama bir de gözle gözükeni var. Darbe girişiminde bilfiil rol alan bu rütbeli general tayfası Davutoğlu’nu inanılmaz bir cendereye aldılar ve bu dayanışmayı engellediler işte size darbe mekaniği. Bizatihi içinde yaşamış birisi olarak söylüyorum ve bekliyorum ki Sayın Davutoğlu çıksın bunları kamusal alanda paylaşsın.

'Biz yapmamız gerekeni yaptık etki oluşturamadık' 

Sur'a, Nusaybin'e, Cizre'ye dönük o kuşatmaya emir komuta eden kadro bugün darbenin de asli failleri olarak hesap veriyorlar. Bu kadro Kobani-Rojava dayanışmasını nasıl engelledi? Nasıl torpilledi? Nasıl daha bilemediğimiz ne tür kışkırtıcı veya de stabilize edici işlevler gördü bunu gün be gün yaşadım gördüm ve feryat ettik. Yani sesimizi duyurabildiğimiz her yere bunu çığlık çığlığa söyledik. İmralı heyeti olarak altı tane bu gündemli basın toplantımız var. 'Kamuoyuna son çağrı, acil çağrı' başlıklarıyla yaptığımız ama hiçbirisinin önemi fark edilemedi. Burada da sorumluluğu kendimize alıyorum. Biz yapmamız gerekeni fazlasıyla yaptık, bir etki oluşturamadık. Oluşturamadığımıza göre demek daha yaratıcı yol ve yöntemler bulmalıymışız.'' 

''Urfa'da çöreklenmiş bir cemaat yapısı var çözemiyoruz'' 

15 Temmuz Darbe Girişimi'nde rol alan kadronun ''torpilleyici'' bir işlev gördüğünü öne süren Önder, şu örneği verdi:

''Dönemin İçişleri Bakanı Sayın Ala ve Numan Kurtulmuş'un bir sınır ziyareti vardı Kobanililer geldiğinde, sınıra biriktiğinde orada neredeyse suikasta uğrayacaklardı. Canlarını zor kurtardılar ve bu hep bir HDP ya da Kürt tepkisi gibi algılandı. Biz de büyük bir dikkatle, 'Bu mesele niye böyle oldu'ya yoğunlaştık ve hem biz, hem dönemin güvenlik bürokrasisi ya da dönemin Bakanları bize şunu söylediler; 'Urfa'da çöreklenmiş bir cemaat yapısı var hele bu tayinlerle birlikte bunun sizle, sizin kitleyle hiçbir ilgisi yok, rahat olun bu tamamen onların çok sistemli bir şekilde büyük bir organizasyonu nüfuz edemiyoruz, çözemiyoruz ama eminiz bilgilerimiz var bu böyle bir şey.' Öcalan da İmralı'da bunları dile getirip duruyordu neredeyse her görüşmenin yarısından fazlası buna ayrılmış, 'Bir darbe geliyor, size bir darbe gelecek bu esas olarak barış sürecini hedefleyen bir şeydir, siz ahmak mısınız bunu göremiyor musunuz?''

''Darbe mekaniği tam da böyle şeyler'' 

2013-2014 Nevruzlarında bir darbe ortamının olmadığını söyleyen Önder, ''15 Temmuz'a geldiğimizde bu cuntanın sözde bildirisine bakın bütün bu çatışma ortamlarını kendine müstenit eden bir yer var. Adı 'Yurtta Sulh' şimdi buradan bakınca barış demokrasinin de teminatıdır. Siz meseleyi savaş, çatışma, güçler parametresine getirdiğinizde bir başka güç kendisine bir zemin bulmuş oluyor. Darbe mekaniği dediğimiz şey tam da böyle şeyler'' diye konuştu. 

 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7