Türker Ertürk: Eğer bir suç değerlendirmesi yaparsak AKP'nin suçu cemaatten fazladır

Türker Ertürk, 15 Temmuz darbe girişimine gelinen süreçte suç değerlendirmesi yapıldığında ''AKP'nin suçu cemaatten fazladır'' dedi.

Türker Ertürk: Eğer bir suç değerlendirmesi yaparsak AKP'nin suçu cemaatten fazladır

Türker Ertürk, 15 Temmuz darbe girişimine gelinen süreçte suç değerlendirmesi yapıldığında ''AKP'nin suçu cemaatten fazladır'' dedi.

13 Temmuz 2017 Perşembe 14:53
Türker Ertürk: Eğer bir suç değerlendirmesi yaparsak AKP'nin suçu cemaatten fazladır

15 Temmuz darbe girişiminin başlangıcı ve geldiği noktayı değerlendiren Türker Ertürk, Suriye, Irak ve ülkemizde yaşanan bu olayların Kuzey Irak'ta kurulmak istenen Kürdistan Devletine hizmet için yapıldığını belirtiyor. 15 Temmuz darbe girişiminin asıl sorumlu ve suçlusunun AKP iktidarı olduğunu ifade eden Ertürk, hükümetin yardım ve yataklık suçu işlediğini iddia ediyor.

Toplumsal Haber'den Ali Avcu'nun sorularını yanıtlayan Türker Ertürk'ün değerlendirmeleri şöyle:

15 Temmuz darbe girişimine katılan üst rütbeli komutanlar, TSK içinde kendilerini nasıl yıllarca gizlediler?

Esasında cemaatin TSK'da, yargıda, poliste, adliyede yapılanması çalışmaları belki de soğuk savaş yılları sonrasına kadar uzanır. Ama her zaman bu yapılar, bu kurumlar ve devlet; kendisini ve kurumlarını korumak için tedbirler almış. Hatta TSK bu konuda 'TSK'ya sızan yapıları temizlemek ve tasfiye etmek için' tertip ve tedbirler almıştır. Belki de 28 Şubat'ın yaşanmasında da bunun çok ciddi bir biçimde önemi vardır. Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Cemaatin TSK içindeki yapılanmasının birinci dönemini 2002'ye kadar, ikinci dönemini 2002'den Ergenekon ve Balyoz'a kadar, son dönemini ise Ergenekon'dan 15 Temmuz'a kadar ayırmak mümkündür. Niçin? Evet, sızılmıştı TSK'ya ama TSK'da operasyon yapabilecek seviyeye asla gelmemişlerdi ve gelemezlerdi. Fakat özellikle 2002'de AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte bu yapı bizzatihi korundu. Devletin içine sızması değil, devletin içinde yapılanması için önü açıldı. Bu konuyu daha önce de yazdım. 2002'de kısa bir başbakanlık döneminin ardından Abdullah Gül Dışişleri Bakanı olduğunda, dış temsilciliklerimize gönderdiği mesaj 'Cemaati koruyun, kollayın, destekleyin' oldu. Bakın cemaatin bir tehlike olduğunu, devleti ele geçirmeye çalıştığını devletin aklı biliyordu. İstihbarat biliyordu. AKP iktidarı, yani başındaki Erdoğan ve Gül ile devletin bu refleksine rağmen bunların TSK içerisinde yapılanmasına imkan sağladılar.

MGK tarafından, devletin devamı için milli faaliyetlerin planlı ve belirlenmiş esaslara göre yapılması gerektiği ileri sürülerek hazırlanmış olan ''Kırmızı Kitap'' olarak da bilinen bu kitaptan bazı dernek ve cemaatlerin tehlike arz etmiyor gerekçesiyle çıkarılması bu yüzden olabilir mi?

Tabii ki. Hatta öncesinde biliyorsunuz TSK'dan bir şekilde tasfiye edilen bu yapılar. Yani şöyle söyleyeyim, 15 Temmuz'dan sonra, daha önceden emekli olmuş bazı subayları içeri attılar, değil mi? Bunların hepsini TSK tasfiye ettiğinde, 28 Şubat'ın öncesinde ve sırasında, bunlara AKP'li belediyelerde yüksek ücretle danışmanlık vererek istihdam eden yine AKP idi.

Eğer bugün bir darbeden bahsediyorsak, bu darbecilerden bahsediyorsak, bu darbecilere yardım ve yataklık denen bir suç var. Siz bir katili sakladıysanız, finansman sağlayıp silah verdiyseniz bu yardım ve yataklık suçudur. Bu siyasi bir suç ise, yardım ve yataklık suçu bizzat tetiği çekenin de önündedir. Ben diyorum ki, AKP 15 Temmuz darbesini yapanlar açısından yardım ve yataklık suçu işlemiştir. Bu suçu işleyenler yargılanmadan kimse FETÖ operasyonu yapılıyor diyemez. Ben Pensilvanya'ya gittiğimde, orada cemaatin, Fethullah Gülen'in kapısının önünde eylem yaparken; 'Bu adam darbecidir, darbeye hazırlanıyor, TSK'yı, polisi, yargıyı ele geçirmeye çalışıyor' dediğimde içeride AKP'nin milletvekilleri vardı. Hatta benim bu eylemimi daha sonra New Jersey'deki panelde söylediklerimi o gün AA muhabiri haber yapıyor, Türkiye'ye aktarıyor fakat haber sansürleniyor. Ben ve benim gibi insanlar... Cemaatin tehlike olduğunu, darbeye hazırlandığını söylüyoruz; bu söylediklerimize karşın bize yardım eli değil, tedbir değil, bize karşı düşmanlık yapılıyor. Bu haberleri anlatmaya çalışan basın mensuplarına sansür uyguluyorsunuz. Şimdi de gelmiş 'Bunlar cemaatçi, bunlar FETÖ' diyorsunuz. Şöyle aktarayım: FETÖ yanlış bir adlandırma. Bunun adı Fethullah Gülen Cemaati. Neden FETÖ deniyor biliyor musunuz? Cemaati korumak için. Çünkü cemaatin iyisi kötüsü olmaz. Ya iyidir, ya kötüdür. Bir cemaat devletin içinde sızıyorsa, devleti ele geçirmeye çalışıyorsa bu kötüdür. Menzil ile Fethullah Gülen Cemaati arasında ne fark var? Hiçbir fark yok. Bu da devleti ele geçirmeye çalışıyor. 17-25 Aralık'tan önce FETÖ'nün önünü açtınız, şimdi de Menzilcilerin önünü açıyorsunuz, Süleymancıların önünü açıyorsunuz. Tarikat nedir bilir misiniz? Tarikatlarda siyasi güç, para, seks... Bu üçünden en az biri, çoğu zaman üçü vardır. Siz bu yapıların önünü açıyorsanız, suçlusunuz. Bunlar darbeye hazırlanıyor dedik, darbe yapacaklar dedik... 



''AKP hükümeti, 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişiminden sorumludur, orada ölenlerin sorumlusu AKP'dir, FETÖ'nün ortağı AKP'dir'' diyebilir miyiz?

Kesinlikle diyebiliriz. Hatta diyorum ki: Türkiye'nin 15 Temmuz'a gelmesinde eğer bir suç değerlendirmesi yaparsak AKP'nin suçu cemaatten fazladır.

FETÖ'ye operasyon yapıldığı söyleniyor?

Palavra. Siz FETÖ'ye yardım ve yataklık yapacaksınız, başınıza bir şey gelmeyecek ama Asya Bank'tan beş bin lira EFT yapacaksınız, sizi içeri atacaklar. Doğru mu? Bugün Türkiye'de bunlar oluyor. Bakınız bir kadın var, ikide bir televizyonlara çıkıp car car konuşuyor. Asya Bank'tan kredi alıyor, ev alıyor başına bir felaket gelmiyor. Ama bir gariban oradan 200 lira havale yapıyor, başına felaket geliyor. Hani bu darbenin siyasi kadroları? Bu darbenin siyasi kadrolarının yüzde doksan dokuzu AKP'nin içindeydi. Ben Pensilvanya'da eylem yaparken içerde AKP vekilleri vardı. Siz bunlardan hesap sormadan, bunları sorgulamadan FETÖ operasyonu yapıyoruz derseniz buna kargalar bile güler ve gülüyor, tüm dünya gülüyor.

Eski Tunceli milletvekili Kamer Genç'de AKP'yi mecliste uyarmıştı, ''Yarın bunlar size darbe yapar'' dediğinde linç edilmeye kalkışılmıştı rahmetli. Biri Başbakan Binali Yıldırım, biri Adalet Bakanı Bekir Bozdağ idi. Şu anda sayısız er cezaevinde ve bir kısmı da linç edildi, öldürüldü siviller tarafından. Onlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Darbe günü ve sonrasında yaşadıklarımız çok kötü. Türkiye'nin dünyada haydut devlet olarak görülmesine neden oldu bunlar. Suç işleyebilirsiniz, suç işliyorsanız kanunlar ne emrediyorsa cezalandırılır. Eğer kanunlar asmanızı gerektiriyorsa ve yargılama sonunda idama karar veriyorsanız idam bile edebilirsiniz. Ama siz onu alıp ağzını burnunu kıramazsınız. Ne yaptılar? Bir sürü üniformalı insanı yargılamadan infaz ettiler. Yargılamadan ağızlarını burunlarını kırıp Anadolu Ajansı ile servis ettiler. Bu bir suç. Bakınız ilerde bunların hesabı verilecek. Bir haydut devlet bunları yapabilir. Daha sonra Boğaz Köprüsü'nde yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Asker dediğin 20 yaşında bir genç. Oraya birileri emir verdiği için geldi. Siz onu nasıl linç edebilir, nasıl boğazını kesebilirsiniz? Suç mu işledi, yargılarsınız, ceza verirsiniz.

Erlerin, komutanların verdiği emirleri sorgulama gibi bir yetkileri var mıydı?

Tabii ki yoktu. Eğer burada ceza verilmesi gereken varsa onların amirleriydi. Amirlerini o kurumlarda konuşlandıran, oralara atayan, koruyucu ellerini onlara uzatan da iktidardı. Ben 2010 yılında istifa edererek mesleğimden ayrıldım.

Neden istifa ettiniz?

Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlar olmasaydı TSK'ya karşı itibarsızlaştırma operasyonları olmasaydı ben ve benim bir sürü arkadaşım meslekte kalmaya devam edecekti. 15 Temmuz'da darbecilere baktım, ben ve benim gibi insanlar tasfiye olduğu için onlar oralara gelip darbe yapabildi. Eğer kumpas operasyonlarının ortağı olmasaydı AKP iktidarı, bu darbe olmazdı. Ergenekon ve Balyoz olmasaydı darbe olmazdı. 2010 referandumu ile yargının önü tamamen cemaate açılmasaydı darbe olmazdı. Şimdi siz bu yardım ve yataklık suçlarını yok sayarak FETÖ'ye operasyon yapıyorum derseniz buna kimse inanmaz.

O zaman 15 Temmuz darbe girişiminin önünü açmak için Ergenekon kumpasını kurdular, darbenin önü açıldı diyebilir miyiz?

Şimdi şöyle bakın. 15 Temmuz darbe girişimini yapan kadroya bakın, bu kadroların yüzde doksanı Ergenekon, Balyoz ve itibarsızlaştırma operasyonları sonunda tasfiye edilenlerin yerine getirilenlerdir. Şimdi, kim yaptı bunu? AKP iktidarı yaptı. AKP yargılanmak zorunda. Siz bunu görmezden gelerek Fethullah Gülen Cemaati, Hizmet operasyonu yaparsanız olmaz.

O gün Fethullah Gülen 2013'ten önce iyiydi, sonra mı kötü oldu? Şimdi aynı imkanları diğer cemaatlere sağlıyorsunuz. TSK'nın en önemli eğitim kurumunun başına bir Süleymancıyı getiriyorsunuz. Ne farkeder? Gülen cemaatiyle Menzil cemaati arasında ne fark var? Mürekkep yalama açısından, iyi okullar bitirme açısından Gülen cemaati onlardan daha önde biliyor musunuz? Ama ne yazık ki ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler ama bu sorumluluklarından kurtulmak istiyorlar. Hukukta, biliyorsunuz, siz kafanızdan, bir milat çizemezsiniz. Ne diyor şu an iktidarın en yetkili ağzı? '17-25 Aralık milattır' diyor. Böyle bir milat çizemezsiniz hukukta. Yardım ve yataklık suçu işlenmişse 2013'ten önce de sonra da yargılanma gerektirir.

Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, bir sürü milletvekili 'Biz kandırıldık' deyip olayın içinden sıyrıldı ama bugün cezaevlerinde yatan binlerce er ve erbaş var. Bunlar da üstleri tarafından kandırılarak tatbikata çıkarıldı ve hala cezaevindeler. Bunlar neden kandırıldık diyemiyor?

Siz 60 yaşında kandırılıyorsanız 20 yaşındaki çocuğun, gencin kandırılmaya sizden bin kat daha fazla hakkı vardır. Hatta siz onun kandırılmasına da yol açıyorsunuz. E çocuk bakıyor, Başbakan ve Cumhurbaşkanı bu işe gönül vermiş, o zaman ben de desteklerim diyor. Sizin kandırılmanızın hiçbir mazereti yok ama o gencin kandırılmasının yüz binlerce mazereti var.

Bu askerlerin durumu ne olacak? Linç edilen, hain damgası vurulan bir sürü düşük rütbeli asker var. Ailelerin en büyük rahatsızlığı da bu. ''Biz hain değiliz'' diyorlar.

Doğru söylüyorlar. Bunların hesabı sorulacak. Bunlar hesabı sorulmasın diye tek adam rejinmine geçmek istiyorlar. Sürekli iktidarda kalmak istiyorlar. Bunların hesabı er ya da geç sorulacak. Bu sorgulama olmasın diye iktidarı bırakmak istemiyorlar. 16 Nisan'da ne yaşadık biz? Halkın iradesi sandığa hayır olarak girdi, sandıkta hokus pokus hile yapıldı, giren hayır oyları tavşan haline çevrilip evet olarak çıkarıldı. Bu hileye YSK da dahil oldu. Benim için, geniş kitleler için, hür dünya için sonuç gayrimeşrudur.

15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı, bugün Türkiye'de ne değişirdi, bu durumdan farklı ne olurdu?

Hiçbir şey fark etmezdi. Sadece rejim değişikliğini yapanlar, rejimi islamileştirmeye çalışanların kimliği değişik olurdu. Bugünden farklı bir şey olmazdı. Darbe, esasında bir hükümet darbesi değil, rejim değişikliği darbesiydi. Başarılı olamadı ama onun karşısında yer alan iktidar da darbeciler ne yapmak istiyorsa aynısını yapmakta şu an.

Önümüzdeki günlerde, 25 Eylül'de Kuzey Irak'ta Bağımsız Kürdistan referandumu var. Türkiye bu kadar iş içinde oralara müdahale edebilir mi ya da sizce ne yapmalı?

Türkiye'nin buralara müdahale etmesi çok zor. Çünkü TSK çok darbe aldı. Moral ve motivasyonu iyi durumda değil. Her ne kadar siz TSK iyi durumda deseniz de doğru değil bu. 15 Temmuz'un öncesinde de sonrasında da TSK çok büyük darbeler aldı. Bunun sorumlusu AKP iktidarıdır. Kuzey Suriye'de ABD askeri var, Kuzey Irak'ta ABD askeri var. Diyelim ki bağımsızlık ilan ettiler. Ne yapacaksınız, Amerikalıları bombalayacak mısınız? Bu durumun sorumlusu AKP iktidarıdır.

Erdoğan izin vermeyeceğiz diyor. 

Boş laf onlar. İş bu pozisyona getirmemekti. Özellikle 2011 Mart'ından itibaren yanlış politikalar uygulanması. Suriye ve Irak'a mesela. Çünkü bizim Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olmamız, Bağdat yönetimini desteklememiz gerekirken ne yaptık? Kuzey Irak'ı, Barzani'yi destekledik. Ticaret yaptık. Yandaş müteahhitler vasıtası ile iliklerine kadar içeri girdik, ayakta tuttuk. Hatta Kuzey Irak'ın otonom yönetiminin petrolünü Bağdat'ı baypas ettirerek ticarete girmesini sağladık. Yani 25 Eylül'de eğer bağımsızlık ilan edeceklerse, bunun sorumlusu yine AKP iktidarıdır. Bu güne kadar yaptığı yanlışlıklar nedeniyle. Örneğin bir kadın, bir erkeğin kuruna kapılarak onun yemeğine gidiyorsa, yemekten sonra onun davetiyle erkeğin evine gidiyor, yatağa kadar yattıktan sonra son anda ben bu işi istemiyorum derse buna kimse inanmaz, bir şekilde tecavüz kaçınılmaz olur. Yani Türkiye Irak'taki yanlış politiklarla, Suriye'deki yanlış politikalarla tecavüzcünün evine gitmiş, yatağına yatmıştır. Artık ben bunu kabul etmiyorum, bana tecavüz edemezsin deme hakkı yok, çünkü çok zemin kaybedilmiştir. Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye dahil bölgeye tecavüz planıdır. Siz bu tecavüz planının eş başkanıyım derseniz, ülkenize yapılacak tecavüzü bir şekilde desteklemişsiniz demektir. Son anda cayamazsınız. Zaten emperyalizm de bunu ifade ediyor. Görüyorsunuz PYD'yi destekliyor, Kuzey Irak yönetimini destekliyor. Yani adım adım Türkiye'yi de içine alacak şekilde Kürt devletini inşaa ediyor.

17-25 Aralık'tan sonra gelişen süreç, ondan önce Ergenekon kumpası, bunların hepsi Kuzey Irak'ta kurulacak olan Bağımsız Kürdistan'a mı hizmet etti?

Ergenekon olmasaydı Türkiye, özellikle iktidar, Türkiye'nin kırmızı çizgilerini yok sayarak Suriye'deki vekalet savaşına destek sağlayamazdı. Kuzey Irak'a destek sağlayamazdı. Bağdat'ın toprak bütünlüğünü yok sayamazdı. Ergenekon ve Balyoz bunlar için yapıldı. Henry Berkey ne diyor? 'Biz TSK'yı AKP ile birlikte demir parmaklılar arkasına attık' diyor. Yani TSK'ya operasyon yapamazsanız kırmızı çizgileri yok sayamaz, Suriye'ye odun taşıyamazsınız, Kuzey Irak'ın bölünmesine yol açacak politikalara imza atamazsınız. Yani evet, söylediğinize katılıyorum.

Buradan mağdur erlerin ailelerine, topluma bir mesajınız var mı?

Hür dünya, çağdaş dünya artık Erdoğan'la çalışmak istemiyor. Bir şekilde bu durumdan Türkiye kurtulmak zorundadır. Çünkü Türkiye hala bu rotada ısrar ederse başına gelecek felaketler artacaktır. Bu yüzden ailelere şunu söylemek istiyorum: Mücadeleye katkı sağlamaları lazım. Türkiye birlik ve beraberliğini koruyacak mücadelelerin içinde olmalıdır. Bakınız geçmişte cemaat, cemaate destek sağlayan AKP sayesinde Türkiye bölünmenin eşiğine geldi ve bu iktidar Türkiye'yi kabak gibi ortadan ikiye ayırdı. Ne yazık ki kötü bir gidiş var ve bu gidiş Türkiye'de bir çatışmayı beraberinde getirir ama umarız ki bu olmaz. Onun için aileler asla çocuklarının bu acılarını unutmamalı, mücadeleye destek vermeli ve bütün aileler şunu bilmeli ki şu anda Türkiye'yi yöneten iktidar iradesiyle Türkiye'nin esenliğe ulaşması, Türkiye'nin iç barışının sağlanması, Türkiye'nin refahının artırılması mümkün değil. Tez elden bu iradeden kurtulmamız lazım. Eğer kurtulmaz isek başımıza gelecek felaket gerçekten büyük olacak. 

 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.