"Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi"

Fehim Taştekin: Muhtemelen Trump, şimdilik, İran üzerinde tazyiki artıracak mekanizmalar geliştirmeyi önceliyor. Bu noktada AB’den yaptırımlara eşlik etmeleri ya da anlaşmanın revizyonu için İran üzerinde çalışmalarını isteyecektir.

"Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi"

Fehim Taştekin: Muhtemelen Trump, şimdilik, İran üzerinde tazyiki artıracak mekanizmalar geliştirmeyi önceliyor. Bu noktada AB’den yaptırımlara eşlik etmeleri ya da anlaşmanın revizyonu için İran üzerinde çalışmalarını isteyecektir.

10 Mayıs 2018 Perşembe 20:43
"Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi"

Gazeteci Fehim Taştekin Duvar'da yayımlanan "Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi" başlıklı yazısında ABD'nin çekildiği nükleer anlaşmanın detaylarını yazdı. Taştekin yazısında şu değerlendirmelerde bulundu;

"ABD, İran’la 1979’dan beri didişiyor. “Her türlü seçenek masada” demeyen başkan olmadı. Körfez’deki Amerikan donanması 1988’de 290 yolcu taşıyan İran uçağını düşürdü. İran’la Körfez ve Hürmüz Boğazı’nda defalarca dalaş oldu. Sekiz yıl süren savaşta İran’a karşı Saddam’ın Irak’ı desteklendi. Yine de doğrudan İran’ı vurma seçeneği masada kaldı. Geçen yıllarda İran savunma ve füze sistemleriyle çok daha güçle hale geldi.

3 yıl öncesine nazaran şu anda uluslararası kamuoyunda hava İran lehine.

İkincisi, Avrupalı ortakları, Trump’ı kararından döndürmeyi başaramasa da nükleer anlaşmaya sadık kalma konusunda ortak duruş sergiledi. Bu bozgun etkisi yapabilecek bir fren. Tabii Avrupa’da iklim alabora olmazsa.

Üçüncüsü, geçmişte BM Güvenlik Konseyi’nde İran’a yaptırım tasarılarına karşı veto kartını kullanmamış olan Rusya ve Çin de hiç esnemedi.

Bu tavır değişmezse, İran da anlaşmaya sadık kalıp Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) ile işbirliğini sürdürürse Kerry’nin dediği gibi ABD kararında yalnızlaşır.

Bunun önemi şu aşamada öne çıkar: ABD’nin özellikle döviz transferi, altın, petrol ve petrokimya ticareti üzerine tek taraflı yaptırımlara geri dönecek olsa da 2015’te kalkmış olan BM yaptırımlarına dönülmesi kolay olmayacak. Çünkü BM açısından İran anlaşmaya sadık kalmış ve tesislerini UAEK denetimine açık tutmuştur.

Bir diğer caydırıcı husus da İran ile Rusya arasındaki özel ilişkilerdir.

İsrail’in istediği şekilde kızıştırma eğilimi artarsa Rusya da caydırıcı kartlarını devreye sokabilir. İran’ı Ortadoğu’da bloke etme siyaseti, işin başında Rusya’yı paratoner pozisyonuna sokuyor. Yani İsrail, Suriye’de Rusya’ya İran’ı önleyici rol biçmeye çalışıyor. İlk bakışta Rusların Ortadoğu’daki değerini artıran bir rol. Fakat Suriye’deki savaşın nihayete ermesi için Rusya’nın da İran’a sahada ihtiyacı var. Rusya, İsrail’in çıkarları için İran’ı hırpalayamaz. Önceliği bu değil. Ruslar Suriye özelinde İsrail’in İran özel gündemi yüzünden işleri bozacak bir gerilimi de istemiyor. Nasıl ki Suriye’ye S300 vermeyeceğine dair taahhüdünü, İsrail’in korsan saldırılarına ilaveten ABD, Fransa ve Britanya’nın üçlü saldırısından sonra rafa kaldırdıysa İran’ın da S400 siparişini raftan indirebilir. El Mayadin TV’ye konuşan Duma üyelerinin “İran’a S400 satışının önünde engel kalmadı” demesi önemli bir sinyaldir."

YAZININ TAMAMI İÇİN: https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/05/10/trumpin-barutu-bibinin-atesi/

Anahtar Kelimeler:
IsrailIranABDDonald Trump
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.