Hayatın her döneminde özellikle de bizim gibi sabırsız bir toplumun bireylerine bir işin düzenli yapılması öğretilmeye çalışılır, çalışmanın, çabalamanın önemine vurgu yapılır. Üniversitede alınan ekonomi dersinden tutun, bir iş yerinde evrakların günü gününe düzen içerisinde işlenmesine kadar…

Basketbol için de durum çok farklı değil. NBA’in ağır taşı Celtics’in geçen sezondan biri ilk beş olmak üzere yalnızca dört oyuncusunu değiştirip, oturttuğu düzen ile ligin zirvesine yerleşmesinin sebebi neydi? Basit. Koç.

İşte karşınızda Stevens’ın Celtics’i…

Lise zamanlarında ünlü bir basketbolcu olmak isteyen popüler bir skorer olmasına rağmen; üniversite yıllarında pek süre alamayıp benche çivilenen Stevens, neredeyse bir ecza şirketinde yükselmek üzereyken, aldığı teklif sonrası Butler’ın yolunu tutarak tutkusunun peşinden gitmeyi, sevdiği işi yapmayı tercih etti. Butler ile yakaladığı başarının ardından patikası Celtics’le kesişti ve NBA serüveni Brad Stevens için başlamış oldu. 

Stevens, röportajlarında başarısı için “Ben basketbolcu olmak istiyordum. Koç olmak aklımda bile yoktu. İyi oyunculara sahiptim. Basketbol iyi oyuncularla oynanır.” karşılığını veriyor.

2013'te NBA'ye girmesinden bu yana, Brad Stevens dan hep bir bilge olarak bahsedildi; aslında o da oyunu dünyadaki herkes kadar iyi bilen bir adam. Koçluk stili; oyuncu kadrosundaki her oyuncuyla bağlantı kurma yeteneği, ona otoriteler tarafından bir sonraki büyük NBA antrenörü yakıştırmaları yapılmasına sebep oldu. Bu sezon şimdiye kadar gördüklerimize dayanarak, Stevens için ligdeki en iyi koç olarak yakıştırmasını yapabilir miyiz?

Aslında NBA'de bir antrenörü en iyi yapan şey nedir? Yarın bir takım kurmaya karar verseniz, hangi antrenörü dümenin başına geçirmeyi tercih edersiniz?
Gregg Popovich, Steve Kerr?? Bu antrenörler geleceğin Hall of Famer’ları. Ve NBA şampiyonlukları var. Peki Stevens'ı onlardan ayıran nedir? Bir göz atalım.

İlk olarak genç oyuncular için mükemmel bir akıl hocası. Onun böylesine başarılı bir üniversite antrenörüne dönüştüren şey budur ve şu anda kadrosunda çok sayıda genç oyuncu var. Bu oyuncularda, çoğu antrenörün genç yıldızlarda ulaşabildiklerinden daha fazlasını bulabiliyor.

Stevens etkisi sadece genç oyuncular üzerinde değil, bunun en etkileyici kanıtı da Kyrie Irving. Cavs’taki rolüne kıyasla parkede topu kapmak için savaş veren bir oyun ortaya koyuyor. Cavs’ta oynadığı dönemde de maç sonu açıklamalarında koç Stevens’ın oyun zekası hakkında methiyeler dizdiğini eklemeden geçmeyelim.

Stevens kesinlikle oyuncularını ligdeki diğer antrenörlerden daha fazla umursuyor. Hayward sakatlandığında sedye üzerindeyken Brad Stevens onu taşımaya yardım eden dört kişiden biriydi. Hayward, "Muhtemelen orada 25 kişi daha yardım etmek istiyor ama bunu yapacak insanlardan biri olduğundan emin olmak istiyor" dedi. Bu, Stevens'ın oyuncuları tarafından sevilmesinin sebeplerinden biridir.

Celtics ligde topu topu paylaşmayı en çok seven takımlardan biri. Kritik anlarda topu Kyrie’ye bırakmak dışında Celtics’in pas trafiği yoğun oyun prensibi biz onları izlerken “İşte bu oyunu seviyorum!” dedirten sebep. Bu paylaşımcı oyun savunmadaki en büyük güç.

Günümüz total basketbolunda son şampiyon Warriors’ı onlar gibi oynayarak durdurmak çok zor. Bu yolu deneyen Cavs geçen sene finallerden üzgün ayrılan taraf oldu. Bu sezon 17 sayı geriden gelerek Warriors’ı yenen Celtics bizlere son yıllarda hücum odaklı oynanan basketbolun savunma oyunu olduğunu hatırlattı. Her zaman biz basketbolseverlerin aklının köşesinde bulunduğu gibi “Hücum maç, savunma şampiyonluk kazandırır.” ve tabi ki bunu düzen içinde, süreklilik sağlayarak yapması Stevens Celtics’inin fark yaratmasını sağladı.

Sezon başını transfer dedikoduları ve yaptığı takaslarla oldukça sansasyonel geçiren Yeşiller, hemen sezon başında takımın en önemli hamlelerinden olan Gordon Hayward’ı talihsiz bir şekilde sakatlığa kurban verdi. Bunun yanında Kyrie’nin ve Al Horford’ın da bazı maçları kaçırdığını eklemek lazım ama bu olumsuzlukların hiçbiri Celtics’i NBA’in zirvesinden indiremedi. Steve Kerr tarafından “Geleceğin takımı” olarak nitelendirilen Celtics’te bakalım Brad Stevens da Gregg Popovich gibi olabilecek mi? 

Bunu zaman gösterecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.